Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

GBA | 21 November 2017

Scroll to top

Top

Yorum Yok

Yapay zeka devrimine hazır mıyız?

Yapay zeka devrimine hazır mıyız?

Yapay zeka, robotların işlerimizi elimizden alacağı, ekonomiyi ve modern toplumu dönüştürme potansiyeline sahip bir teknolojik devrimi hazırlıyor.

Halihazırda cephelerde drone’lar kullanıyoruz, Google ve Tesla gibi firmalar sürücüsüz otomobilleri gerçeğe dönüştürmek üzereler ve robotlar tıpkı ‘Her’ filmindeki gibi insanın derisinin altına girmeyi başaracak kadar iyi konuşmacılar olarak tasarlanıyorlar.

Yapay zekanın getireceği devrimin sebep olacağı değişimlere dair sayısız teori var. TechCrunch, yapay zeka üzerine çalışan Jerry Kaplan ve John Markoff’un öngörülerini dinleyerek bazı ilginç teorileri bir araya getirdi.

Öğrenen makineler insanların çözemediği sorunların üstesinden gelebilir. Daha hızlı bilgisayarlar ve büyük veri kütlelerini işleme yeteneği sayesinde makinelerin öğrenme yapıları hızlı bir gelişme gösterdi. Günümüzdeki yeteneklerine bakınca, büyük veriyi saniyeler içerisinde işleyebilen makinelerin medikal ve yasal alanlarda insanların yerini alacağını öngörmek mantıksız görünmüyor.

Yapay zeka gerçekten bir tehdit mi? The Future of Life Institute (Yaşamın Geleceği Enstitüsü) yakın geçmişte Elon Musk’tan 10 milyon dolar bağış aldı. Enstitü, bu bütçeyle artan etik endişeleri gidermek amacıyla yapay zekanın kötü amaçlarla kullanılmadığından emin olacak. Silah sistemlerinde de görüldüğü gibi, yapay zeka sorunları çözmek için kullanılıyor ve yararlı bir etkisi var fakat parçası olduğu teknoloji tamamen yıkım üzerine kurulu. Gelgelelim bunun için yapay zekayı sorumlu tutamayız çünkü bu makineler henüz bilince sahip değil.

‘Her’ filminde gördüklerimiz gerçek olmak üzere. Son dönemde geliştirilen makinelerin ortak noktası hepsinin olabilecek en gerçekçi şekilde iletişim veya görünüş açısından insana benzetilmeye çalışılması. İnsanların zeki makineler ile etkileşimi birçok etik endişeyi de beraberinde getiriyor.

Yaşlı toplumlar için çalışan robotlar. Gelecekte yaşlanan nüfuslar ve düşük doğum oranları toplulukları değiştirecek. Sonuç olarak, demografik değişimlerin topluluk üzerindeki etkisi teknolojinin her formundan daha etkili olacak. Bu tarz bir senaryoda, yaşlı toplumlar kendileri için çalışan robotlar ile ekonomik dengede kalmayı başarabilir.

Öldüren drone’lar. Makinelere çevrelerini algılama yeteneği kazandırdık ve artık savaş alanlarnda kimi öldürmeleri gerektiğinin kararını bile verebiliyorlar. Fakat makinelerin pişmanlık hissetmemeleri, teknolojinin yanlış ellerde neye dönüştürüleceğinden endişe edilmesine sebep oluyor. Bu alanda regülasyonlar yapılsa bile, günümüz regülasyonlarının ne kadar bağlayıcı olduğuna bakılarak, bunun pek de işe yaramayacağını söylemek mümkün.

Robotlar işlerimizi elimizden alacak. Otomasyona bağlanabilen tüm görevler insan işi olmaktan çıkabilir. Tarihsel açıdan, teknoloji tarımdan başlayarak muhasebe, hukuk, genetik bilimi, bilgi teknolojileri ve diğer alanlara yayılmıştı. Bir dönem bu alanda çalışan insanlar şu an başka işler yapıyorlar.

Sürücüsüz otomobillerin beklenmedik etkisi. Uber taşımacılık alanını ‘kişiden kişiye’ modeliyle dönüştürdü ve geleneksel taksicileri zora soktu. Peki sürücüsüz otomobiller geldiğinde ne olacak? Uber sürücülerini işinden mi edecek? Kaplan’a göre asıl sorun Uber sürücülerinin işlerinden olması olmayacak; bu zaten öngörülebilir bir şey. Asıl beklenmedik etki, bir yerden bir yere gitmek için hiçbir çaba sarf etmeyen insanların sürekli üretken hale gelmeleri ve bunun başka insanları işlerinden etmesi olacak.

İnsanlığı tehdit eden insanların kendisi. Sorun yapay zeka değil, robot ve makinelerin insanlar tarafından hangi amaçlarla tasarlanacakları. Sonuçta makineler insanların aksine kendi kendilerine evrilmiyorlar. Gelecekte birlikte yaşayacağımız makineler, bizzat insanlar tarafından tasarlanmış olacaklar.

Yorum Bırak