Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

GBA | 14 December 2018

Scroll to top

Top

Yorum Yok

Uber gerçek bir teknoloji firmasına evriliyor

Uber gerçek bir teknoloji firmasına evriliyor
GBA
  • On 20 Ağustos 2016

Uber, uygulamaya koyduğu iş modeliyle sadece ekonomik alanda değil sosyal anlamda da önemli etkiler yarattı. Bu etkilerin bazıları pozitif, bazıları ise negatif şekilde kendini göstermeye devam ediyor. Özellikle sürücüleri gelir ve kurallar bakımından yönetmekte zorlanan şirket radikal bir çözüm peşinde; onlardan tümüyle kurtulmak. 

Uber’in milyarlarca dolar değere ulaşmasını sağlayan şey sarsıcı iş planı kadar yönetim biçimi oldu. Bugün Google’ın değerini geride bırakacak potansiyele sahip olduğu konuşulan şirket, küçük bir girişim olarak doğduğunda Pittsburgh’ta küçük ekibiyle hayaller kuran, ekstra avantajları bulunmayan bir haldeydi. Üstelik karşılarına rakipler çıkması bir yana, taşımacılık sektörünün geneli tarafından da hep tehdit olarak görülüyorlardı. Yatırımcıların artık klişe haline gelmiş sözü vardır; “Biz fikre değil, girişimciye yatırım yaparız”. Uber de sahip olduğu ekiple dünyada onlarca farklı ülkede faaliyet gösteren, 1 milyondan fazla sürücüye sahip bir şirket haline gelmeyi başardı.

Şimdilerde Uber yeniden farklı bir yöne doğru yöneliyor. Bu yön değişikliği onların sadece “yeni nesil taksi” şirketi olmadığını, girişimcilik becerileriyle işlerini nasıl geliştirebildiklerinin de bir göstergesi. Temel işi lobi yapmak ve sürücü kazanmak olan Uber, bir anda en önemli otonom otomobil geliştiricileri arasında telaffuz edilmeye başlandı. Üstelik bu sefer daha önceki Here Maps dedikodularının aksine adımlarını çok açık ve hızlı atıyor.

Bu hafta Uber iki önemli duyuru yaptı. İlki otonom araçlar geliştirmek için çalışan Otto’yu satın almalarıydı. Sadece otomobil değil şehirlerarası tırlar üzerine de çalışan Otto, bu anlamda benzerlerinden ayrılıyor. Ancak en ilgici özellikleri Otto’nun kendi otonom araçlarını üretmek üzerine çalışmıyor oluşu. Girişimin hedefi bugün yolda gördüğünüz herhangi bir aracı otonom hale getirebilecek kitler geliştirmek. Bu anlaşmanın maddi karşılığı ise 680 milyon dolar olarak açıklandı.

Bir diğer önemli duyuru ise ilk otonom taksinin yollara çıkıyor oluşu. Uber ve Volvo işbirliğiyle geliştirilen yeni otonom araçlar önümüzdeki hafta Pittsburgh’ta ilk yolcularını alacak. Yasal zorunluluk gereği direksiyonda yine bir sürücü oturuyor olacak ancak bu araçlar ilk ticari otonom taksiler olarak tarihe geçecek. Elbette bunun global bir hareket halini alması için henüz erken. Uber yıl sonuna kadar otonom araç filosunu 100 araca çıkarmayı planlıyor. Tüm dünyaya yayılacak bir hareket için ise en erken tarih olarak 2021’i beklemek gerekecek.

Uber’in modeli açısından hiç otomobil sahibi olmamayı yeğlediğini düşünürsek bu adımlar kuruluş mantığına ters gibi görünüyor. Fakat Uber gelecekte yine kendi otomobillerine sahip olmayabilir. En ütopik model siz iş yerinizdeyken aracınızın otoparkta yatmak yerine taksiye çıkıp para kazanması. Bu da Uber’in büyük vizyonuna çok uyan bir durum.

Önemli olan ise dünya değişirken Uber’in sadece iş modeliyle yaşamaya çalışan bir şirket olmayı reddetmesi. Girişim kullanacağı teknolojinin patentleriyle teknolojik anlamda da köşeleri tutmayı hedefliyor.

Yorum Bırak