Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

GBA | 24 June 2018

Scroll to top

Top

Yorum Yok

Sürücüsüz otomobil akımı girişimler için ulaşılmaz değil

Sürücüsüz otomobil akımı girişimler için ulaşılmaz değil

Sürücüsüz otomobillerin yakın geleceğin en popüler ve en kârlı alanlarından biri olacağı bugünden belli. Her ne kadar pazarın adı sık sık devlerle anılsa da, bir otomobile kendi kendini sürmesini öğretebilmek için teknoloji devi olmak şart değil.

Sürücüsüz otomobil dendiğinde akla ilk gelen firmalar Tesla ve Google gibi devler oluyor. Fakat pek fark edilmese de onlarca girişim sessizce bu alana giriyor. Bu küçük girişimler, kolay erişilebilir yazılımlar ve düşen donanım fiyatlarından yararlanarak, halihazırda kullandığımız otomobilleri daha akıllı şeyler yapmaya yetkin hale getiriyor.

Gartner’ın kıdemli otomotiv analistlerinden Thilo Koslowski, onlarca girişimin askeri ve tarım amaçlı kullanılan araçlara kendi kendini sürme yeteneği kazandırdığını, bazılarının ise alanın en zor işini üstlenerek otomobilleri otonom hale getirmeye çalıştığını belirtiyor ve ekliyor: “Bu alanda inovasyonun büyük AR-GE bütçeleri ile kısıtlı olmadığını görüyoruz.”

Açık kaynaklı yazılımlar ve düşen donanım fiyatları

Girişimlerin devlerle alternatif ürünler çıkarabilmesinde en büyük rolü açık kaynaklı yazılımlar oynuyor. Örneğin, sürücüsüz otomobilin ihtiyaç duyduğu birçok yazılım açık kaynaklı olarak üniversitelerce geliştiriliyor. Sürücüsüz otomobil alanında kilit rol oynayan beyinlerden MIT akademisyeni John Leonard şöyle açıklıyor: “Bu sayede sürekli işin sanatına vakıf oluyorsunuz.”

Sürücüsüz otomobil geliştirmek için gerekli olan donanımların fiyatlarında büyük düşüş yaşandı. Örneğin sürücüsüz otomobiller için çok detaylı bir radar olan LIDAR’ın 2006’da satışa sunulduğundaki orijinal fiyatı 80 bin dolarken, bir diğer üretici Velodyne Acoustics şu an çok benzer bir sürümünü 8 bin dolardan daha uygun fiyatla satıyor.

Sürücüsüz otomobil devrimi artık kapıda ve herkes bunun farkında. Devrimin kendi unicorn’larını çıkarması için ise şartlar bir hayli elverişli. Bu alana girmek isteyen girişimler, sürücüsüz bir otomobil geliştirmek için ihtiyaç duydukları yazılım ve donanımları paket olarak alıp, geliştireceklere aracın kullanım şekline göre özelleştirebiliyor. Örneğin AutonomouStuff LLC, otomobil başına fiyatlandırdığı paketleriyle, 2000 dolara aracın basit görevleri yapmasını sağlarken, 150 bin dolara otomobilin rota planlamasına, diğer araçlar ve yayalar ile etkileşime geçmesini mümkün kılıyor.

1000’den fazla müşterisi olan AutonomouStuff’ın CEO’su Bobby Hambrick şöyle açıklıyor: “Şu an otomotiv endüstrisinde yaşanan şey mobilitenin kökten dönüşmesi. Otomotiv endüstrisinde ilk kez, garajda çalışan beş kişi tüm sektöre büyük etki yapma şansına sahip.”

Sürücüsüz araç trendi yalnızca otomobilleri kapsamıyor. Örneğin 2008 yılında kurulan ve şu an 20 kişilik bir ekibe sahip olan Jaybridge Robotics girişiminin kendine belirlediği misyon, büyük endüstriyel araçları otonom hale getirmek. Sensörleri ve bilgisayar bilimini kullanarak ortaya çıkardıkları teknoloji, traktör ile hasat toplama makinelerinin birbirleriyle etkileşime geçerek birlikte çalışmasını mümkün kılıyor.

Türkiye’de girişimlerin yeni akımları benimseme konusunda ne denli usta olduklarına şüphe yok. Belki henüz yerli bir otomobil seri üretimini gerçekleştirebilmiş değiliz fakat hızla büyüyen ekosistemimizin sürücüsüz otomobil alanında Türkiye’yi dikkat çeken ülkeler arasına sokması muhtemel.

Yorum Bırak