Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

GBA | 18 January 2018

Scroll to top

Top

Yorum Yok

Sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik karşı karşıya

Sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik karşı karşıya

Sanal gerçeklik (virtual reality/VR) ve artırılmış gerçeklik (augmented reality/AR) onlarca yıldır farklı fomlarda var olmalarına rağmen, ancak şimdilerde tüm dünyanın dikkatini çekmeyi başardılar.

VR tarihinin en popüler dönemini yaşıyor ve donanım ve içerik alanında kaydettiği ilerlemeler gerçekten heyecan verici.

İçerik üreticilerinin VR teknolojisini kullanarak hikaye anlatmada hayret verici ilerlemeler kaydetmeleri çok hızlı gerçekleşti. Markalar, film stüdyoları, oyun firmaları ve haber organizasyonları bu aracı kullanarak, insanın sıradaki dijtal içerik formunu yaratıyor.

VR’ın 2016’da daha da güçleneceği bariz, özellikle de nisan ayında teslim edilecek ilk Oculus Rift dağıtımı ile beklenen gün gelecek. Fakat AR teknolojileri günlük hayatımızda daha baskın rol oynayacak.

Sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik arasında bulanık olmayan bir çizgi çekmek gerekirse:

VR: Kuşatıcı bir içerik teknolojisi

New York Times, gazetenin dijital sürümüne abone olan 1 milyondan fazla kullanıcısına Google’ın mukavva sanal gerçeklik gözlüğü Cardboard’u dağıttı. YouTube ve Facebook ise dijital video oynatıcılarında VR seçeneğini aktif ediyor. Tüm hazırlıklar, VR teknolojisinin dört gözle beklenen dönüştürücü etkisini bu yıl göstermesi için şartları elverişli hale getiriyor.

Sanal gerçekliği özel kılan, kullanıcısına içeriğe tam odaklanma kabiliyeti sunan tek araç olması. Başka bir tarafa bakmak, e-postalarınızı kontrol etmek ve Facebook’tan gelen mesajları yanıtlamak yok. Sanal gerçeklik bir hikayeyi anlatmanın en etkili yolu çünkü kafanıza taktığınız başlık, tüm gördüklerinizi ve duyduklarınızı gerçekten yaşanıyormuş gibi hissetmenizi sağlıyor.

vr

Bu teknolojinin en güçlü yönünün aynı zamanda en büyük zayıflığı olması ironik. Sanal gerçeklik içeriklerinin çevreleyen yapısı, kullanıcılarının çevreleriyle etkileşime geçmesini engelliyor. Bir diğer deyişle, onları gerçek hayatta yaşananlardan tamamen koparıyor. Bu da diğer insanlarla etkileşime geçerken onların vücut dilini okuyamama ve göz teması kuramama gibi dezavantajları getiriyor. VR sanal dünyayla etkileşime geçmek için birebir fakat gerçek dünyayla etkileşime geçmek için pek de işlevsel sayılmaz. İşte bu yüzden bir kardeş teknolojiye sahip: AR.

VR ve AR gerçekliğimiz üzerinde çalışan teknolojiler. AR onu zenginleştirirken, VR bizi ondan kopararak, yerine sanal bir yenisini koyuyor. İşte sanal gerçekliğin kısırlığı da buradan geliyor. İçerik şüphesiz ki çok değerli ve çevreleyen deneyimler yaratmak reklamcılığın nirvanasından farksız. Tüm bunlar olumlu fakat VR’ın asla günlük hayatlarımızın olmazsa olmazı haline gelemeyeceği gerçeğine etki etmiyor. Şüphesiz ki iş yapma, eğlenme ve öğrenme süreçlerimizi değiştirecek fakat günlük yaşamlarımız, işte o pek mümkün görünmüyor.

AR: Gerçekliğe eklenen yapay bir katman

AR, gerçek dünyada deneyimlediğimiz verilere içeriksel yeni bir katman eklenmesini mümkün kılıyor. Avatar, Minority Report, Iron Man, Wall-E ve daha birçok ünlü filmde önceden haber verilen bu teknoloji, çok yakında tüm potansiyeliyle hayatlarımıza girecek.

Artırılmış gerçeklik teknolojisinin uygulanma açısından basiretsizlikler yaşandığı göz ardı edilemez. Bu teknoloji de ilk olarak reklamcılık alanında kullanıldı ve tek sunduğu, akıllı telefonlarını billboard’lardaki reklamlara doğrultan kullanıcıları kötü düzenlenmiş içeriklere yönlendirmek oldu. Google Glass bu alanda gerçek ilerlemeler ve bazı yenilikçi uygulamalar ortaya koymuş olsa da, günün sonunda kullanılan donanım ve uygulamalar kullanıcı problemlerini çözmeye odaklanamadığı için başarısız oldu.

magic leap artırılmış gerçeklik

Magic Leap teknolojisi

Yine de artırılmış gerçekliğin ve onun üzerinde çalışan girişimlerin geleceği çok parlak görünüyor. Rakipleri ısrarla sanal gerçekliğe odaklanırken, Microsoft AR başlığı HoloLens üzerinde çalışmaya devam ediyor. Cihazın geliştirici sürümünün bu yılın ilk çeyreğinde hazır olması bekleniyor. AR alanında en heyecan verici işlere imza atan firma ise 827 milyon dolar yatırım alan Magic Leap isimli girişim. Magic Leap’in sinematik gerçeklik adını verdiği AR teknolojisi, sanal 3B objeleri daha önce görülmemiş bir netlik ve pürüzsüzlük ile gerçek dünyayla bir araya getirebiliyor. Bunu yapma biçimi de bir hayli ilginç; izleyicilerin gözlerindeki iris bölgesine lazerler göndererek sanal gerçekliği görmelerini sağlıyor. İzleyicilerin hiçbir araç kullanmalarına da gerek duyulmuyor.

Hem VR hem de AR gerçekliğimizi dönüştürmeye hazır. Uzun zaman önce bize vaat edilen gelecek, en geç 2017’de neye benzeyeceğini hepimize gösterecek.

Yorum Bırak