Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

GBA | 21 November 2017

Scroll to top

Top

Yorum Yok

Kuzeyin en iddialı teknoloji girişimcisi: İsveç

Kuzeyin en iddialı teknoloji girişimi ülkesi: İsveç

Avrupa 2008’de içine düştüğü ekonomik çalkantılardan henüz sıyrılamamışken, kıta ülkelerinden bir tanesi su üstünde kalmayı ve hatta büyümesini artırmayı başardı.

İsveç, özellikle de başkenti Stockholm; eşsiz kültürel gelenekleri, vizyoner teknoloji liderleri, rotayı küresele çevirmiş girişimleri ve akılcı devlet politikalarının oluşturduğu bileşim sayesinde diğer Avrupa ülkelerinin önüne geçti.

IKEA, Spotify, Skype, Ericsson, H&M, Electrolux, Volvo gibi firmaları ve Niklas Zennström (Skype), Martin Lorentzon (Spotify) ve Daniel Ek (µTorrent ve Spotify) gibi teknoloji vizyonerleri ile İsveç dünyanın en tanınmış firmalarından bazılarının doğum yeri.

Stockholm, kişi başına düşen unicorn sayısı açısından dünyanın tüm şehirlerinin önünde. 800 bin nüfuslu şehir, 2014 yılında Avrupa teknoloji sektörüne yapılan yatırımların yüzde 15’ini çekmeyi başardı. Aynı yıl Google tarafından fonlanan bir araştırma, şehirde 22 bin teknoloji firmasının bulunduğunu ve şehrin iş gücünün yüzde 18’inin teknolojiyle bağlantılı işlerde istihdam edildiğini gösteriyor.

İsveç 2000-2014 yılları arasında toplam değerleri 23,7 milyar doları bulan 263 çıkışa (exit) ev sahipliği yaptı. Aynı zaman diliminde kuzeyli komşuları Norveç 10,5 milyar dolar değerinde 75 çıkış, Danimarka 7,4 milyar dolar değerinde 58 ve son olarak Finlandiya 6,3 milyar dolar değerinde 91 çıkış yaptı. 2014 yılında kuzeyde gerçekleşen çıkışların yüzde 50’si İsveç’te yaşandı.

500 milyon günlük kullanıcı sayısına ulaşan Candy Crush Saga’nın yapımcısı King, İsveç’in en güncel başarıları arasında yer alıyor. 2015 Kasım’ında Activision Blizzard tarafından 5,9 milyar dolara satın alınan mobil oyun şirketi, 2005’te Skype’ın 2,6 milyar dolara gerçekleşen satışıyla kırılan rekoru ikiye katladı. Ülkeden çıkan günümüz unicorn’ları arasında Spotify, King, Mojang ve Klarna gibi girişimler sayılabilir.

Yenilikçi ülke ekonomisi ve AR-GE

Genellikle sosyalist bir ütopya olarak görülme şanssızlığına düşen İsveç, ülke ekonomisini dengede tutmak için yıllar içinde birçok yenilikçi regülasyonu devreye aldı. Resmi devlet web sitesine göre, 1996’da yaşanan zorlu ekonomik duraklamanın ardından devletin giderlerine sınırlama getirildi. Bununla da yetinilmedi ve büyük borç birikimini ve borçların yeni nesillere aktarılmasını engellemek için bir dizi yeni yöntem benimsendi.

İsveç günümüzde düşük kamu borcu, düşük ve görece istikrarlı enflasyon ve sağlıklı bankacılık sistemiyle övünebilen nadir ülkelerden birisi konumunda. İsveç ekonomisinin sağlıklı durumu, yerel girişimcilere fikirlere ve firmalara yatırım yapma konusunda güven verdi.

Devlet yerel girişimleri aktif olarak destekliyor. Devletin AR-GE yatırımları yapma kararının ülkenin girişimcilik başarısının mihenk taşı olduğu görüşü kabul ediliyor. Ülkenin gayri safi yurt içi hasılasının yüzde 3,6’sı ARGE yatırımı olarak değerlendiriliyor. Avrupa Birliği’nin yüzde 3’ü 2020 hedefi olarak belirlediği göz önünde bulundurulduğunda, İsveç’in bir hayli önde olduğu ortaya çıkıyor.

Destek eli

Malmö merkezli Incentive’in kurucu CEO’su, seri girişimci Rickard Hansson, devletin girişimciliğe yaklaşımını şöyle açıklıyor: “İsveç hükümeti girişimlerin başarılarına da katkıda bulunuyor. Örneğin birçok tohum yatırım programı gerçekleştiriyor ve inovasyon ile girişimciliği teşvik eden teknoloji kuluçka merkezleri işletiyor.

İsveç Dışişleri Bakanlığı’nın eski kıdemli danışmanlarından olan ve Lifecensr isimli girişimin kurucu CEO’su Claudia Olsson da Hansson’ın görüşlerini destekliyor: “Geride kalan birkaç on yılda İsveç teknoloji altyapısına büyük yatırım yaparak, Skype, Spotify ve Mojang gibi firmaların ortaya çıkması için ana gereklilik olan dijital ekonominin yaratılmasını mümkün kıldı. Teknolojik avantajların yanı sıra, girişimciler için bir sosyal güvenlik programı da devreye sokuldu. Bu sayede, girişimci ebeveynler girişimlerini yeşertmeye çalışırken yaşam standartlarından ödün vermek zorunda kalmıyorlar.”

Hansson İsveç’in teknoloji alanındaki hünerini şaşırtıcı bir kaynağa daha bağlama ihtiyacı hissediyor, “İsveçli teknoloji girişimlerinin başarısında, girişimcilerin ortak kökenleri de rol oynuyor. Kodlamaya meraklı, özellikle de oyun kodlamaya meraklı ilk nesli yaratan Commodore 64 oldu. İsveç’in en başarılı oyun firmaları King (Candy Crush) ve Mojang’ın (Minecraft) arkasındaki insanlar ilk kez 80’lerde C64 ile programlama yapmaya başladılar.

Kültürün girişimcilik başarısına etkisi

İsveç’in başarı hikayesini mümkün kılan birkaç kültürel etken söz konusu. Kimisi başarıyı mümkün kılan şeyin, bireysel eforu önemsiz görerek kolektif çabayı öne çıkaran “jantelagen” olduğunu düşünüyor.

İsveçli girişimler ile çalışan Deliberate PR ajansının başkanı Caitlin Collins şöyle açıklıyor: “Eşitlik ve yatay hiyerarşinin söz konusu olduğu firmalarda pozisyonları fark etmeksizin herkesin fikrine saygı duyulması günümüzün yüksek tempolu ve yenilikçi ortamında büyük avantaj sağlıyor. Kimileri geleneksel anlamıyla onu kötü algılasa da, muhtemelen jantelagen’in özü de buna dayanıyor.

Çoğu İsveçli bireyselliği göz ardı eden jentelagen’e sıcak bakmıyor ve yaratıcılık üzerinde negatif etki ettiğini düşünüyor. Onlara göre, girişimciliğin özünde geleneksel olana karşı bir başkaldırıdan bahsetmek mümkün.

Mali açıdan tutucu

Kültürel yaklaşımlar ve devletin aktif destekçiliği girişimlerin kısa zamanda kendi ayakları üzerinde durmalarını mümkün kılarken, mali açıdan tutucu politikalar ve disiplin ise onları ayakta tutmaya yarıyor.

Ülkenin güneybatısında yer alan Lund şehrinde konumlanan ve ağ kamereları üreten Axis Communications’ın genel müdürü Fredrik Nilsson şöyle açıklıyor: “İsveçli firmalar çoğunluktan daha tutumlular. Yalnızca gösterişli otellerden ve first class uçuşlardan uzak durmuyorlar, yönetim maliyetlerini de mümkün olduğunca düşük tutuyorlar. Her dolar önemli. Bu nedenle İsveçli girişimler daha uzun vadeli düşünürler. Büyük sıçramayı yaşamak için kimilerinde daha fazla beklemeleri gerekebilir fakat yaklaşımları sayesinde istedikleri kadar ayakta duracak kaynağa sahip olurlar.”

İsveç her ne kadar Lüteriyen değerleri çerçevesinde şekillenen homojenlik yanlısı geleneklerinden ve refah halinden uzaklaşsa da, kültürel özü onu hâlâ güçlü devlet ve takım oyunu anlayışına bağlıyor.

Yubico’nun kurucu CEO’su Stina Ehrensvard, küreselleşmenin etkisiyle dönüşen İsveç kültürünü şu sözlerle açıklıyor: “İsveç kültürü eğitimli, özgür ruhlu ve aynı zamanda iyi takım oyuncuları yetiştiriyor. İsveçliler riski azaltan iyi sosyal refah sisteminin keyfini çıkarıyor ve savaşlar tarafından yıpranmadılar.”

İsveç şu an mülteci akını nedeniyle geçici bir durgunluk süreci yaşıyor fakat ne küresel ne de yerel etkenler kuzeyin teknoloji yıldızının başarı serisini durdurabilecek gibi görünmüyor.

Yorum Bırak