Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

GBA | 23 September 2017

Scroll to top

Top

Yorum Yok

Küçük işletme laneti kaçınılmaz değil - GBA

Küçük işletme laneti kaçınılmaz değil

ABD Küçük İşletmeler İdaresi (SBA) verilerine göre, girişimlerin yüzde 30’u kuruldukları ilk iki yılda, yüzde 50’si ise ilk beş yıl içerisinde kapatılıyor. Bu veriler endişe verici olsa da, girişiminizi yaşatmak ve yeşertmek için yapabileceğiniz şeyler var. 

Veriler büyük bir başarısızlık oranını masaya getirse de, başarısızlık kader değil; kaldı ki çevrenizde başarılı olan girişimleri görüyorsunuz. Başaranlar, kendi endüstrilerinde neyin işe yarayıp, neyin işe yaramadığını öğrenmek için zaman ayırıyor, girişimcilik anlayışını benimsiyor ve sonuç olarak güçlü markalar ortaya çıkarıyor.

Küçük işletmelerin dezavantajları olduğu ve tüm bu dezavantajların bir araya geldiklerinde adeta bir ‘küçük işletme laneti’ne dönüştükleri ortada. Bu lanetten kurtulmak için, sizden önce deneyip de başarısız olanların hatalarına düşmemekle işe başlayabilirsiniz. Peki nedir bu hatalar? İşte günün konusu bu.

Plansızlık
Tutku girişimciliğin olmazsa olmazlarından fakat kontrolsüz heyecan girişiminizin raydan çıkmasına sebep olabilir. Fikir hakkında çok heyecanlanmak ve soyut olguya aşırı odaklanmak, süreci gerçekçi bir şekilde planlamanızı engelleyebilir. Bir markayı yoktan var etmek gerçekten zordur ve girişimciyi bu yolda birçoğunun altından kalkamayacağı zorluklar bekler. Geleceği planlamak, yürüdüğünüz yolu daha rahat görmenizi ve önünüzdeki engellerden hepsini olmasa da bazılarını öngörebilmenizi sağlar.

En iyi hazırlık, gerçekçi hedefler ve bunlara nasıl ulaşacağınıza dair taktiklerinizi içeren eksiksiz bir iş planına sahip olmak. Olabilecek tüm ihtimalleri planınıza dahil etmeniz, hazırlıksız yakalanma riskinizi düşürecek. Bu plan, yatırım almak istediğinizde de işinizi kolaylaştıracak.

Finansal Riskler
Çoğu girişimci, işini kârlı tutamadığı ve inişli çıkışlı finansal dengesizliğe ayak uyduramadığı için oyun dışında kalıyor. Parasız girişimci umutsuzluğa yatkın olabilir ve bu da ne yazık ki filmin sonunu tayin eder: Başarısız.

Bu sorunları aşmak ve daha fazla maddi zarar etmemek için, maliyetlere gerçekçi yaklaşmalı ve ilk yıllarda para kaybetmeye hazır olmalı. Girişimin ilk zamanlarında para kazanmak nadir rastlanan zor bir başarımdır; buna hazır değilseniz girişiminizi kurmadan önce girmeyi planladığınızın pazarın şartlarını ve dinamiklerini öğrenmenizde fayda var. Bu sayede riskleri anlayıp, onlara hazırlıklı olabilirsiniz.

Markalaşma Hataları
Güçlü bir marka yaratmanın getirilerini anlamak, hedef kitleniz ile bağlantı kurabilmenize ve çevrimiçi ve çevrimdışı güçlü bir varlık sergileyebilmenize olanak tanır.

Markalaşmada neyin işe yarayıp neyin yaramadığını bilmek çok önemli; özellikle de teknolojinin şekillendirdiği ‘kişisel marka’ anlayışında, yaptığınız yanlışların çürük meyvelerini toplayacağınızdan emin olabilirsiniz. Marka olmak, değerli bir şey yaratmak ve bunu paylaşmaktan fazlasıdır. Bu konuda, erken dönemlerinizde profesyonellerden yardım almanız faydanıza olur.

Müşteri sadakati, markalaşmanın mihenk taşlarındandır. Sadık müşterileriniz olduktan sonra, diğer tüm parçalar yerine oturacaktır. Fakat unutmayın, sadık müşterileriniz sizi herkesten fazla yargılayacak, her hareketinizi gözaltında tutan bir kitledir. Onlara karşı sorumluluğunuz asla bitmez.

Kötü Liderlik
Son zamanlarda başınızı çevirdiğiniz her yerde liderlikle ilgili yazılar gördüğünüzün farkındayız. Fakat sakın bu yüzden liderlik olgusunu küçümsemeyin, içinin boş olduğunu düşünmeyin çünkü girişimin kaderini doğrudan iyi ya da kötü yönde etkileyen bir güce sahip.

Stratejik bir lider, üretken çalışma kültürü ile organizasyonu dönüştürebilir. Kötü bir lider ise kaos yaratıp, onca yeteneği ve zamanı heba edebilir. Girişimcilik başlı başına zor, bir de kötü liderlikle başarıyı imkansız kılmaya gerek yok.

Stratejik liderlik ile elde edebileceğiniz kazanımlar hiç göz ardı edilebilecek gibi değildir:

  • Marka mesajınızı efektif bir biçimde müşterilerinize, partnerlerinize ve çalışanlarınıza ulaştırabilirsiniz.
  • Beklenen ve sürpriz zorlukları alt edebilen esnek bir girişim yaratabilirsiniz.
  • Tüm organizasyonun tartışma ve ortak doğruyu bulma kültürü kazanmasını sağlayabilirsiniz.
  • Muhteşem bir ekip oluşturabilirsiniz.

İnatçı Olmak
İş dünyasında inatçı olmak demek, eleştri kaldıramamak ile eş anlamlıdır. Fakat bazı eleştiriler size büyük dersler öğretir. Bunları kabul etmeyerek, sürekli karşı çıkarak biçilmiş kaftan ortaklıkları ve hatalarınızdan öğrenme şansını elinizden kaçırırsınız. Açık görüşlü ve değişime açık olmak, diğerleri batarken sizin suyun üzerinde durmanıza yardım eder.

Kendi girişiminize hayat vermek, hayatınızındaki en zor işlerden birisi olabilir fakat bakış açınıza göre aynı zamanda en keyifli işlerden biri de olabilir. Bu maceraya atılmadan önce, sık düşülen hataları araştırıp, bunlardan kaçınan ve sürekli gelişen bir girişimcilik anlayışı geliştirin.

Yorum Bırak