Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

GBA | 20 October 2017

Scroll to top

Top

Yorum Yok

Kendi zehrini tadan Unicorn: Uber

Kendi zehrini tadan Unicorn: Uber

İçinde bulunduğumuz dönemin ‘Unicorn’ tanımına en iyi uyan şirketi Uber’dir dersek buna pek fazla kişinin itirazı olmayacaktır. Yeni bir iş modelini ABD’de uygulamaya başlamasının hemen ardından dünyanın dört bir yanına açılan Uber’in etkisi öyle büyük oldu ki birçok ülkede kural tartışmaları çıktı, taksiciler ayaklandı ve bazı Avrupa ülkelerinde bile yasaklar konuldu.

Tüm bunlar Uber’in bir özelliğiyle çok öne çıktığını gösteriyordu; disruptive yani yıkıcı oluşu. Sadece taşımacılık ya da taksicilik değil araç sahipliği bakımından bile bir değişimin habercisi olan Uber, bu sebeple otonom sürüş teknolojilerine de ciddi bir yatırım yapmaya başladı.

Bir sonraki büyük trendi arayan yatırımcılar için de Uber gerçekten kaçırılmaması gerek bir fırsattı. Dolayısıyla Uber’e yatırım yapma konusunda adeta bir yarış başladı ve şirket milyar dolarlık yatırım turlarını çok rahat bir şekilde kapatmaya başladı. Neticede Uber’in değeri 70 milyar dolara yaklaştı.

Ancak son günlerde Uber’in dünya çapındaki yayılımından, lobicilik faaliyetlerindeki başarılarından pek bahsedemez hale geldik. Zira şirket özellikle kurallar ve çalışan memnuniyeti bakımından oldukça başarısız bir sınav veriyor.

Uber’de önce sürücüler arasında yaşanan olaylar sorunlara neden olmuştu. Fakat son aylarda sorunlar şirketin merkez kademesinde görülüyor ve bu durum daha ciddi sonuçlara sebep oluyor. Özellikle cinsel taciz gibi ciddi suçlamalar yöneltilen şirket, bu durumu çözebilmek için bağımsız bir araştırma şirketiyle çalışma başlatmıştı. Bu çalışmanın neticesinde ise 200 çalışanın işine son verilmişti.

Uber ayrıca şirket içerisinde çalışanlarla hangi problemlerin düzeltilmesi gerektiğine dair bir anket de düzenlemiş. Bu anket neticesinde ise ortaya ilginç sonuçlar çıkmış; çalışanlar iş saatlerinde ve toplantılarda alkol tüketimi, çalışanlar arasında romantik ilişkiler ve üst düzey isimlere kuralların uygulanmaması gibi konulara vurgu yapıp bunların düzeltilmesini istemiş.

Aslında Uber için de bunlar standart olarak yasak olması gereken durumlar. Fakat şirketin lobicilik faaliyetleri ve iş modeli konusunda başarılı olan ‘düzeni yıkma’ kültürü şirket içerisinde de kültürün yavaş yavaş çürümesine sebep oluyor gibi görünüyor. Şirket içerisinde güçlü ve hedefler anlamında başarılı kişiler kuralları esnetmeye başlıyor ve zamanla kuralsızlık kural haline gelmeye başlıyor.

Kısacası şirketin dışarıda uyguladığı şeyin içeride de olmasına izin vermesi pek işe yaramamış bir formül gibi görünüyor.

Uber olayında hepimizin gördüğü büyümek ve başarılı olmanın aslında aynı şey olmadığı. Uber’in başarılı olabilmesi için güçlü ve uzun ömürlü bir şirket olması gerekiyor fakat şimdiye kadar bunun için gerekli kültürü oluşturabilmiş değiller. Şirket kültürü bina girişinde ya da t-shirt’lere yazılmış sözlerin çok daha ötesinde, özellikle de Uber gibi çok büyük şirketlerde herkesin hissetmek istediği ve temeli oluşturan kültürdür. Bu konuyu çalışanlara bırakmak ya da yıkılmasına müsaade etmek pek de iyi sonuçlar vermiyor.

 

Yorum Bırak