Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

GBA | 20 October 2017

Scroll to top

Top

Yorum Yok

Global Girişimcilik Ekosistemleri Raporu Bize Ne Anlatıyor? - GBA

Global Girişimcilik Ekosistemleri Raporu Bize Ne Anlatıyor?
GBA
  • On 8 Haziran 2017

Yakın zamanda hızla yayılan ve hala popülerliğini koruyan küresel girişim devrimi şehirlerine iş yaratma, yenilikçilik ve ekonomik büyüme faydalarını kazandırıyor. Ne yazık ki, şu anda çok fazla yer bu devrimin dışında kalıyor. 2017 Küresel Girişim Ekosistemi Raporu’nda yer alan 55 ekosistemin 11’i, çıkış ve başlangıç değerlemelerinin toplamıyla ölçülen tüm ekosistem değerinin yüzde 78’ini oluşturuyor. Bu 11 ekosistem ise yedi ülkeye dağılmış durumda.
Teknoloji Sektörü Küresel Ekonomiden İki Kat Daha Hızlı Büyüyor!
Herkesçe bilindiği üzere küresel girişim devriminin arkasındaki itici güç ise teknoloji olmuştur. Teknoloji sektörü, küresel ekonominin büyüme hızının iki katı oranında gelişmekte ve analizlere göre bu oranın en az bu seviyede devam etmesi beklenmekte. On yıl önce, teknoloji şirketleri Amerikan çokuluslu firmaların yabancı kazançlarının yüzde 17’sini oluşturuyordu. Bugün ise bu sayı yüzde 46’ ya çıkmış durumda.
Teknoloji şirketleri şu anda en büyük kamu şirketlerinin sıralamalarına öncülük ediyor. ABD’deki en büyük 5 kamu şirketi, 2012’den bu yana kamuya açık olmayan teknoloji şirketlerine göre 3 kat fazla performans sergiliyor. Bununla birlikte verimlilik 2,5 kat daha yüksek seviyede.
Yeni Değişkenler: Küresel Bağlantılar ve Global Strateji
Teknolojideki ilerlemeler ile birlikte rekabet oranlarında da ciddi bir artış gözlemleniyor. Bu noktada girişimcileri büyümeye iten yeni değişkenler ortaya çıkıyor. Belki de bunlardan en önemlisi küresel bağlantılar ve global strateji. Bu konuda Steve Blank, girişimcilerin başlangıçta global müşterilere odaklanması gerektiğini vurguluyor. Yabancı müşterilere odaklanan girişimler, diğerlerine oranla 2,1 kat daha hızlı büyümekte. Yurtiçi müşteri erişimi çok faydalı olmasına rağmen yabancı müşterilerin erişimini sınırlayabiliyor. Bu noktada Avrupa ekosistemleri küresel müşteri tabanına ulaşmada en iyi durumda. Daha büyük küresel bağlantılar, girişimler ve ekosistemleri için daha yüksek bir performansa neden olmakta. İlginç bir istatistik ise; teknoloji sektöründe, network etkisine sahip şirketler, rakiplerini geride bırakıyor. Bu “kategori kralları” yazılım şirketlerinin küresel pazar değerinin yaklaşık beşte birini oluşturmakta.
Ekosistem Büyüklüğü Ne Kadar Etkili?
Elbette görece büyük ekosistemlerde yer alan girişimlerin ortalama olarak daha iyi performans gösterdiğini söylemek mümkün. Bununla birlikte daha yüksek bir başarı oranına sahiptirler ve değerlemeleri hızlı büyür. Ancak, belirli bir ekosistem boyutu için, performans diğer faktörlere göre önemli ölçüde değişir ve bu diğer faktörler bazen ekosistem performansını boyuttan daha fazla etkileyebilir. Bu duruma Stockholm harika bir örnek; girişimleri bazı büyük ekosistemlere kıyasla yüksek ivmeyle büyür ve daha büyük exit sonuçları üretir.
Stockholm; küçük ekosistem boyutlarına rağmen, yüksek pazar erişimi ve unicorn yaratma kabiliyeti sayesinde ekosistem sıralamalarında 14. olmayı başarmış durumda. Stockholm ile birlikte Pekin ve Shangai de ilk 20 küresel girişim ekosisteminde sıralamalara girdi.
Ulusal ekonomilerinin küçüklüğü veya coğrafi konumu nedeniyle, Tel Aviv, Yeni Zelanda ve Kudüs, girişimlerin  pazar dışı müşterilerin en fazla payına sahip oldukları en iyi 3 ekosistem.

Yorum Bırak