Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

GBA | 20 January 2017

Scroll to top

Top

Yorum Yok

Girişimciler için fintech akımına ilk bakış

Girişimciler için fintech akımına ilk bakış

Fintech girişimleri ABD ve Avrupa’da hızla artarken, pazarın hacmi de katlanarak büyüyor. Fintech akımının ABC’sini bu alanda fark yaratmayı planlayan girişimciler için derledik.

Finans en köklü sektörlerin başında geliyor ve kurumlar bir yandan operasyonları olabilecek en optimal düzeyde tutmaya çalışırken, diğer taraftan da müşterilerin ihtiyaçlarına yeni ürün, hizmet ve kanallarla yanıt vermeyi hedefliyor. Bu zor denge oyununu ve sert rekabet ortamını alt etmek finans kurumlarının rutinlerinden. Fakat her rutin kolay değildir. Sürekli ileri giderken hiç tökezlememek gerçekten takdir edilesi bir başarı. Fakat gelişim hızı bir çağlayanı andıran teknolojinin son kullanıcılar tarafından aynı çeviklikle benimsenmesi, farklı düşünen girişimcilerin finans alanına tepeden düşme dahil olabilmesine olanak tanımaya başladı. İşte ‘fintech’ girişimlerinin günümüzde bu denli popüler olmalarını da buna borçluyuz.

‘Fintech’, finans teknolojileri kelimelerinin İngilizce kısaltması ve halihazırda kalıplaşmış bir kavram olmayı başardı. Teknolojinin paraya dokunduğu her örnek; dijital ev ekonomisi araçlarından mobil ödeme sistemlerine ve hatta Bitcoin servislerine kadar hepsi fintech başlığı altında incelenebilir.

Küresel çapta büyük bir hacme ulaşan fintech, Türkiye’de de girişimcilerden ve finans sektöründen yoğun ilgi görüyor. Hatta ülkemizde Bankalararası Kart Merkezi (BKM) gibi kilit bir kurum tüm sektör için fintech’e odaklanarak değerli bir örnek ortaya koyuyor.

Fintech girişimleri yükselişini neye borçlu?
Fintech girişimlerinin müşterilere/kullanıcılara ulaşmasında kendini apaçık gösteren ihtiyaçların büyük bir rolü var. Finans sektörü her zaman en yeni ve en güvenli teknolojileri benimseyerek mevcut ürün ve hizmetlerini ideal şekilde sunuyordu. Fintech akımının anlayışı ise finans sektörünün müşterisinin teknolojik alışkanlıklarını yakalaması üzerine kurulu. Bu noktada mobil devrimin, herkesin her yerde internet bağlantısına sahip olması ve bunlara bağlı olarak finansal işlemlerini mekandan bağımsız hale getirmek istemesi önemli rol oynuyor. Bu talep son derece anlaşılır, kaldı ki mobil cihazlar ve mobil internet sayesinde diğer her şey mekandan ve zamandan bağımsız hale gelmişken, finansın yerinde sayması kabul edilemezdi.

Sık sık ürün veya hizmet aldığımız -teknoloji odaklı olmayan- kurumların aşağı yukarı aynı dönemde ‘birden’ mobil devrime ayak uydurduklarını fark etmişsinizdir. Bankaları ele alacak olursak, her birinin mobil uygulaması ve internet şubesi birbirine benzer işlev ve tasarımlara sahiptir. Bu servislerin üç aşağı beş yukarı aynı zamanlamayla devreye sokulması da, sektörde teknolojik yeniliklerin dalgalar halinde gerçekleştirdiğini ortaya koyuyor. İşte fintech girişimlerini önemli kılan detaylardan birisi de burada gerçekleşiyor. Müşterilerin ihtiyaçları yenilikler gibi dalgalar halinde ortaya çıkmadığından, finans sektörüne farklı açılardan yaklaşan ve gerçekten de bir işi olduğundan daha kolay hale getiren fintech girişimleri, oyunu değiştirme şansı yakalıyor. Finans sektörü, hızla gelişen teknolojinin ve onu talep eden teknolojik neslin ihtiyaçları sayesinde artık girişimler için ulaşılmaz bir noktada değil.

Küresel fintech tablosu
Yeni nesil finans teknolojiler (fintech) geliştiren girişimler tüm dünyada yükselişteyken, oluşturdukları fintech pazarının hacmi tek kelimeyle çılgınca büyüyor. Accenture ve CB Insights’ın gerçekleştirdiği ‘Finansal Teknoloji Girişimlerinin ve Bankacılığın Geleceği’ isimli küresel araştırmadan çıkan sonuçlara göre, fintech girişimleri 2014 yılında 12 milyar dolar yatırım almayı başardı.

Fintech yatırımlarında ABD’nin açık ara lider olduğu görülüyor. 2014 yılında gerçekleştirilen 12 milyar dolarlık yatırımların 10 milyar dolarlık bölümü yalnızca ABD’de yapılmış durumda. Kısacası bu teknolojik devrim de ABD’de başlayıp, yine orada gelişiyor. Fakat Avrupa’da da bariz bir hareketlilik olduğunu es geçmemek gerek. Liste şu şekilde devam ediyor; ikinci sıradaki Birleşik Krallık 623 milyon dolar yaparken, üçüncü sırayı 345 milyon dolar yatırımla Nordik ülkeler alıyor. Hollanda ve Almanya ise sırasıyla 306 milyon dolar ve 82 milyon dolar yatırımlar gerçekleştirmiş.

Bankalar ve fintech girişimleri: Dost mu düşman mı?
Bu iki blok arasındaki bağlantıyı asi üvey evlat ilişkisine benzetmek yanlış olmaz. Fintech girişimleri ile bankalar aynı gemideler ve ilk başlarda bundan yola çıkarak fintech girişimlerinin bankalara rakip değil, destek olacakları düşünülüyordu. Günümüzde bu anlayış değişmişe benziyor.

TEB Alternatif Dağıtım Kanalları Yöneticisi Deniz Evrim Cengiz, önümüzdeki dönemde finans şirketlerinin gelirlerinin üçte birini kaybedebileceklerini çünkü fintech girişimlerinin pastadan gözardı edilemeyecek paylar almaya başladıklarını belirtiyor. CB Insights’ın verileri de yeni nesil fintech anlayışının geleneksel bankacılığa açık bir şekilde meydan okuduğunu göstererek Cengiz’i destekliyor.

Fintech girişimlerinin bankalardan bağımsız hareket etmeleri ve aynı servisleri daha iyi şekilde sunma hedefleri başlı başına bir savaş ilanı olarak yorumlanabilir. Her fintech girişimi, bir bankanın sunduğu hizmetlerden bir veya birkaçını daha kolay anlaşılabilir ve erişilebilir şekilde sunuyor. Burada işlerin bankaların kontrolünde olmadığı bariz ortada. Bankaların da hakkını yememek gerekiyor; hesap özetini öğrenmek için şubelere gittiğimiz günlerden, oturduğumuz yerden para transferi yapabildiğimiz dijital bankacılık dönemine gelmemiz büyük bir ilerleme. Fakat fintech teknoloji oyuna direkt dijital olarak dahil oluyor ve aldıkları milyarlarca dolarlık yatırımların gücüyle agresif stratejiler belirliyor. İşte üvey evlat ilişkisi tam olarak burada başlıyor. Bankalar artık yalnızca birbirleriyle değil; bir de yüzyıllardır tanıdık oyuncuların elindeki finans alanına göz diken yenilikçi girişimcilerle de uğraşmak zorundalar.

Bankalar akımı kontrol altında tutmak ve paranın odağında kalmak için fintech girişimleri için oluşturdukları kuluçka merkezleri ile finans alanındaki girişim fikirlerini destekliyor. Öte yandan fintech girişimlerini satın almanın da devlerin bir diğer hamlesi olduğunun altını çizmek gerekiyor. Fintech akımının finans sektörü için teknoloji ve inovasyon alanında bir itici güç rolüne bürünmesi de mümkün. Bunun gerçekleşip gerçeklemeyeceğini söyleyebilmek için önce iki blok arasındaki ilişkinin ne yöne doğru evrileceğini görmek gerekiyor.

Türkiye’de fintech akımı
Ülkemizin finansal alandaki prosedürleri ABD ve Avrupa’ya kıyasla daha kısıtlayıcı olmasına rağmen Türkiye’de de girişimler kendilerini gösteriyor. Fakat çoğunlukla halihazırda kullanılan araç ve servisleri destekleyici rolünü üstlenen ürünler ortaya koyabiliyorlar.

Ödeme alanında hiç şüphesiz iyzico başı çekerken, ininal, ödeal, 3pay ve mobilexpress gibi girişimler izlenmeye değer. Küçük işletmeler ve girişimciler için kolay tahsilat takibi ve fatura yönetimi hizmeti sunan Paraşüt ise fintech’in girişimciden girişimciye yanına çok iyi bir örnek teşkil ediyor.

13 kamu ve özel Türk bankasının ortaklığıyla kurulan Bankalararası Kart Merkezi, alanında teknolojiler geliştirmekten sorumlu bir kurum. Kâr amacı gütmediğinden onu girişim olarak tanımlamak doğru değil fakat BKM Express gibi değerli bir ürüne imza atan BKM’nin önemli bir organizasyon olduğu tartışmasız. Monitise tarafından satın alınan Pozitron da geliştirdiği mobil finans teknolojileri ile ülkemizde faaliyet gösteren önemli fintech kuruluşları arasına girmeyi hak ediyor.

ABD’de yükselişte olan fintech alanlarından kredi verme, bankalar ile fintech girişimlerini karşı karşıya getiren yegane alanlardan bir tanesi. Daha önce de söylediğimiz gibi ülkemizde mevzuatlar katı olduğundan, bu alanda henüz bir hareketlilik yok. Bankalar ile kredi çekmek isteyen müşteriler arasında bir köprü olan konutkredisi.com.tr ise finans sektörünün zararsız üvey evlatlarından.

Fintech unicorn’ları
BusinessInsider, dünya çapında 25 tane fintech unicorn’u (1 milyar dolar ve üzeri değerinde girişim) olduğunu belirtiyor. BI listesine göre en değerli 10 fintech girişimi ise şu şekilde sıralanıyor:

  1. Lufax, 10 milyar dolar
  2. Square, 6 milyar dolar
  3. Markit, 5.1 milyar dolar
  4. Stripe, 5 milyar dolar
  5. Lending Club, 4.7 milyar dolar
  6. Zenefits, 4.5 milyar dolar
  7. Credit Karma, 3.5 milyar dolar
  8. Powa Technologies, 2.7 milyar dolar
  9. Klarna, 2.25 milyar dolar
  10. CommonBond, 2 milyar dolar

Yorum Bırak