Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

GBA | 19 February 2020

Scroll to top

Top

Yorum Yok

Gelişen teknolojiler ile Dördüncü Endüstri Devrimi'ne doğru

Gelişen teknolojiler ile Dördüncü Endüstri Devrimi’ne doğru

Büyük Buhran (1929-1939)


Dünya Ekonomik Forumu (World Economic Forum / WEF), istihdama etki etken teknolojik ve sosyolojik faktörlere dair bir analiz yayınladı.

“İşlerin Geleceği” başlıklı rapor, küresel istihdam trendlerine giderek daha fazla etki eden teknolojik etkiyi incelerken, aynı zamanda bazı sektörlerdeki istihdam artış temposunun, kimi sektörlerdeki büyük daralmaların karşısında yetersiz kalmasına dair endişelerin altını çiziyor.

Rapor, 15 gelişmiş ve gelişmekte olan bölgesel ekonominin dokuz sektöründen kıdemli yöneticiler ve insan kaynakları müdürleri ile anket çalışması gerçekleştirdi. Çalışmaya katılan yöneticiler 13 milyon çalışanı temsil ediyor. Yöneticiler, istihdam trendleri ve faktörleri hakkında soruları yanıtladılar. WEF, trendleri şöyle özetliyor:

“Çoğu endüstri gözlemcisine göre, bugün Dördüncü Endüstri Devrimi’nin arifesindeyiz. Daha önce tutarsız bir görüntü çizen yapay zeka, makine öğrenimi, robotik, nano teknoloji, 3B baskı ve biyoteknoloji gibi alanlar gelişiyor ve birbirlerini tamamlıyor. Akıllı sistemler (evler, fabrikalar, tarlalar, şebekeler ve şehirler), tedarik zinciri yönetiminden küresel ısınmaya kadar birçok problemin çözümünde rol oynayacak. Eş zamanlı bu teknolojik devrim, daha büyük sosyoekonomik, jeopolitik ve demografik gelişmeleri mümkün kılıyor. Yeni teknolojiler birçok açıdan etkileşime girerek birbirlerini kuvvetlendiriyor.

WEF raporu ayrıca esneklik, talep üzerine iş ve uzaktan çalışma gibi trendler ile dönüşen çalışma ortamının, büyüyen orta sınıfın ve gelişmekte olan pazarlardaki kentleşmenin en az teknoloji kadar istihdam trendlerine etki ettiğinin altını çiziyor.

İstihdamı etkileyen teknolojik faktörler

Rapor, istihdamı ve dolayısıyla yaşamımızdan ekonomiye kadar birçok alana kısa vadede etki edecek teknolojileri şöyle sıralıyor; mobil internet, bulut bilişim, uygun fiyatlı bilgi işlem gücü ve büyük veri. Bu teknolojilerin 2015-2017 arasında yapacağı etkinin görece daha cılız olacağı belirtilirken, robotik ve nesnelerin interneti gibi fiziksel teknolojilerin 2018 sonrasında çok daha büyük etkide bulunması bekleniyor.

Teknolojinin birçok endüstrideki istihdam dengesini dönüştürücü etkisi hem umut hem de endişe verici. Teknolojik inovasyon üretkenliği ve refahı artırırken, değişimin hızı iş gücüne emsalsiz bir stres bindirecek. Rapor, teknolojinin istihdam dengesini şöyle değiştireceğini öngörüyor:

“Mevcut trendlerin 2015-2020 periyodunda iş piyasalarına yapacağı bozucu etkiler 5,1 milyonu aşkın iş kaybına sebep olacak. Toplamda beklenen 7,1 milyon iş kaybının üçte ikisinin ofis ve yönetim iş kolunda yaşanması öngörülürken, gelişmekte olan küçük iş kollarında 2 milyon civarı istihdam artışı bekleniyor.”

Dördüncü Endüstri Devrimi

Rapor, dünyanın “Dördüncü Endüstri Devrimi”nin arifesinde olduğuna işaret ediyor.

İlk devrim, makinelerin su ve buhar gücü ile çalıştırılması olarak belirlenirken, ikinci devrim ise su ile buharın yerini elektrik enerjisinin almasıyla başladı.

Üçüncü devrim bilgi teknolojileri ile yaşandı. Robotik ve devasa bilgi işlem gücünün bilgiyi yazılımın ötesine taşıdığı günümüz üçüncü devrimin uzatmaları olarak tanımlanıyor.

Silikon Vadisi’nin geleceğin teknolojik ütopyasına dair iyimserliğinin sebepleri bir hayli geçerli. Günümüzde başlangıçlarına şahit olduğumuz teknolojiler, üretkenlik alanında büyük gelişmeleri mümkün kılma potansiyeline sahip ve sağlıktan ulaşıma kadar neredeyse tüm endüstrileri uzun yıllardır kısıtlayan problemleri çözebilir.

Rapor 2020 yılına kadara 5,1 milyon kişinin işlerinden olacağını öngörse de, gelişmekte olan alanların istihdam yaratma temposu kayıpları dengeleyecektir. Asıl soru ise bu yeni sektörlerin çalışanlarında aradığı yetenekler, döngünün kaybedenleri için büyük bir sorun olacak mı? İşte bu henüz öngörülebilir değil.

“Değişimin getireceği sorunlara
hazırlıksız yakalanmak zorunda değiliz”

Değişimin getireceği sorunlara hazırlıksız yakalanmak zorunda değiliz. WEF daha şimdiden işverenler ve devletlerin kulak vermesi için alarm çanlarını çalmaya başladı. Teknolojinin bozucu gücü sebebi ile küresel iş piyasalarında yaşanacak ani değişimler milyonlarca insanı işsiz bırakabilir. Hazır ya da mağdur olmak elimizde. Devrim kimse için yavaşlamayacak. WEF raporda şöyle yazıyor:

“Geçmiş endüstri devrimlerinde, eğitim sistemleri kurmak ve iş piyasaları enstitülerinin büyük ölçekte yeni yetenek setleri geliştirmeleri on yıllar almıştı. Dördüncü Endüstri Devrimi’nin getirdiği bozuculuğun temposu ve ölçeği bunu bir seçenek olmaktan çıkarıyor. Yakın dönemde yaşanacak geçişi yönetmek için planlı hamleler yapılmaz ve gelecekte geçerli yetenekler ile donatılmış iş gücü inşa edilmezse, devletler sürekli büyüyen işsizlik, eşitsizlik ve müşteri tabanı eriyen firmalar ile uğraşmak zorunda kalacak. Dahası, bu eforlar yalnızca sert değişimlerin risklerini azaltmak için değil, ayrıca Dördüncü Endüstri Devrimi’nin getirdiği fırsatları değerlendirebilmek için de gerekli. Eğer bugünden harekete geçmezsek değişimi yönetme, şekillendirme ve öncülük etme yeteneği zor bulunabilir olacak.”

WEF’in İşlerin Geleceği raporunun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Yorum Bırak