Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

GBA | 14 December 2018

Scroll to top

Top

Yorum Yok

Gerçekten akıllı evlere giden yol

Gerçekten akıllı evlere giden yol

Jetgiller, geleceğin evlerinin neye benzeyeceğine dair bir hayli eğlenceli bir senaryoyu gözler önüne seriyordu. Ayrıca çizgi filmde insanlar tüm günlük ihtiyaçlarına çeşitli butonlara basarak karşılayabiliyorlardı.

Prime-time’da yayınlanan bir çizgi dizi Jetgiller, teknoloji ile kolaylaşan günlük yaşama dair gelecekten birçok haber vermeyi de ihmal etmedi. Bugün tıpkı 1962 yapımı çizgi filmdeki gibi 3B bastırılmış yiyeceklere, video iletişime, akıllı saatlere, ev işlerini halleden robotlara ve henüz uçamasalar da daha akıllı otomobillere sahibiz. Üstesinden gelmemiz gereken sınav ise dijital teknolojileri anlamlı şekillere sokarak, insanların evlerini ve yaşamlarını iyileştirmek.

Birkaç tuşa basarak işleri halletmek artık gerçek bir talebe dönüştü. Akıllı telefonların yükselişi ve sensör fiyatlarındaki büyük düşüş, artık bu kolaylığın evlerimize de girebilmesi, akıllı ve bağlantılı olabilmesi için gerekli şartları elverişli hale getirdi.

Ünlü araştırma firması Marketer, nesnelerin interneti pazarında sıçramanın çok yakın olduğuna işaret ediyor. 2019 yılında firmaların 1,9 milyar akıllı ev ürünü satmasını ve 490 milyar dolar gelir elde etmesini bekliyor. Veriler göz kamaştırırken, günümüzde satışta olan akıllı ev cihazlarının birbirleriyle konuşamaması, zor kullanılabilir olması ve sınırlı kabiliyetler sunması göz ardı edilemez gerçekler.

Sorun çözen nesneler

Rafları süslemeye başlayan “akıllı kahve makineleri”ni ele alalım. Kullanıcısına akıllı telefon ile kahve makinesini çalıştırma fırsatı sunan bu cihazlar işe yarar görünse de, zamanlayıcı özellikli makineler yıllardır satıştalar. Ayrıca, bu akıllı makinenin uyandıktan sonra bir tuşa basarak kahve yapma mantığı, geleneksel kahve makinesinin çalışma prensibine akıllı telefonu eklemekten öteye gidemiyor. Bu denli küçük bir iyileştirme için emsallerinden daha pahalı bir kahve makinesi almak ve mobil uygulama indirmek isteyecek çok müşteri olacağını ummak pek mantıklı gelmiyor. Aynı durumun akıllı lambalar için de geçerli olduğunu söyleyebiliriz. Işığı açıp kapatmak için yine bir tuşa basmamız gerekiyor fakat bu sefer tuş akıllı telefonda ve dijital formda.

Müşteriler evlerindeki her akıllı cihaz için ayrı bir uygulama indirmek, akıllı cihazlarına rutin işleri her seferinde komut vererek yaptırmak istemiyor. Kahve makinesi, akıllı telefonlarımızla konuşarak ne zaman uyanacağımızı bilmeli (uyku döngüsünü takibi), eve yaklaştığımızda ya da kapıyı açtığımızda ışıkları istediğimiz şekilde yakmalı. Nesnelerin interneti akımı artık akıllı telefonları birer kumanda aracı olarak görmek yerine, bu cihazların kullanıcısına dair depoladığı verilerden değer yaratmaya başlamalı.

Geleceğin evine giden üç adım

Yüksek akıllı telefon penetrasyonundan doğru şekilde yararlanmak ve akıllı ev teknolojilerinin işlevini arzu edilen seviye ulaştırmak için üç adımı doğru atmak büyük önem taşıyor. İlki sensörlerin entegre hale getirilmesi ile nesnelerin daha çok şeyi algılamaları ve bu verilerden yola çıkarak harekete geçmeleri sağlanmalı. Bu sayede akıllı telefon bir kumanda olmaktan çıkar ve nesnenin kendisi aktöre dönüşür.

İkinci adım olarak ise yeni arayüzlere ihtiyaç duyuyoruz. Halihazırda akıllı telefonlar bağlı nesneler için gerekli güvenlik önlemlerini sağlarken, gelecekte akıllı evlerin bu görevi üstlenmesi ve bugünkünden daha iyi yerine getirmesi gerekecek. Günümüzde insanlar anahtarlarını veya akıllı telefonlar ile kullanılan akıllı kilitleri kullanarak evlerine girereken, 2030 yılında biyometrik teknoloji ile donatılan kapıların ev halkını tanıyarak içeriği alacağı, herhangi bir aracı cihaza ihtiyaç duymayacağı öngörülüyor.

Üçüncü adım ise akıllı nesnelerin makine öğrenimi algoritmalarıyla sürekli öğrenebilir kılınmasını içeriyor. Nesneler, hane halkının tercihlerini zaman içerisinde öğrenerek onları daha rahat ettirme adına insiyatif kullanabilecekler. Böyle bir gelecekte, kahve makinesini akıllı telefon ile çalıştırmak gerekmeyecek çünkü makine zaten ne zaman uyanacağınızı bilerek sabah kahvenizi hazırlamaya başlayacak.

Tercih edilen ayarlarınıza karşı bilinçli olan nesneler, evde olduğunuzda size sevdiğiniz ortamı sunmayı başarabilecek. Cihazların zamanla kullanıcılarını daha iyi tanımaları her evin daha da özelleşmesini mümkün kılacak.

İnsanlar artık teknolojinin kendilerine daha iyi standartlar sunmasını bekliyor. Sensör takılan ve bağlantı özelliği eklenen sözde akıllı nesneler bunu sağlamaktan çok uzaklar. Bağlantı, nesneler arası iletişim ve sensörlerde gidilecek derin entegrasyon, ihtiyaç duyduğumuz akıllı evlere giden yegane yol gibi görünüyor.

Yorum Bırak