Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

GBA | 22 July 2019

Scroll to top

Top

Yorum Yok

Drone'ların ardından şimdi de robotlar dağıtım işine talip - GBA

Drone’ların ardından şimdi de robotlar dağıtım işine talip
GBA
  • On 7 Şubat 2017

İlk başta fazla iyimser bir çaba olarak görünse de tekerlekli dağıtım robotlarının geleceği artık daha parlak görünüyor. Özellikle kısa mesafeli şehir içi dağıtım işlerine ihtiyaç duyan şirketlerin ilgisini çeken bu robotlar, potansiyel bir müşteri kitlesi oluşturmayı başardı. Elbette bu durum yatırımcıların da konuya olan ilgisini artırıyor.

Dağıtım robotlarını manşetlere çıkaran şirket Starship oldu. Skype’ın kurucuları tarafından hayata geçirilen şirket, otonom olarak hareket edip şehir içerisinde küçük dağıtımları yapabilecek robotlar üretiyor. Fikrin temeli aslında insana bağlı olan dağıtım işlerini robotlara devrederek otomatikleştirmek. Dağıtım işleriyle ilgilenen şirketler hem teknik hem de insani açıdan süreçleri yönetmenin oldukça zor olduğunu biliyor. Burada maliyeti mümkün olduğunca düşük tutarken çalışan motivasyonunu ve mutluluğunu yüksek tutmak bir hayli zorlu bir görev. Dolayısıyla tıpkı üretim bantlarında olduğu gibi belirli dağıtım işlerini robotlara yüklemek hem maliyet hem de verimlilik avantajı sağlayabilir.

Starship_1

Aslında bu konsepti ilk olarak drone’larla tanımıştık. Birçok farklı sektörde kendine alan yaratmayı başaran drone’lar dağıtım sektörünün de ilgisini çekmiş ve özellikle Amazon’un konsept projesi gibi örneklerle dünya çapında konuşulur hale gelmişti. Fakat bu heyecan verici konsept havacılık otoritelerinin pek hoşuna gitmedi. Şehirlerin alçak hava sahasını drone’larla doldurmak istemeyen devletler derhal kullanımlara sınırlandırma getirdi ve bir anlamda şehir içerisinde drone ile teslimatı imkansızlaştırdı.

Drone’ların bu konuda sağladığı hızdı ancak gerek legal koşullar gerekse de büyük pervaneli ürünlerin yarattığı güvenlik problemi ilerlemeyi zorlaştırıyor. Günün sonunda hızdan vazgeçip daha güvenilir çözümlere yönelmek daha mantıklı hale geliyor. Burada da karada hareket eden dağıtım robotları devreye giriyor.

Starship_2

Starship’in aldığı 17.2 milyon dolarlık yatırım da bu potansiyelin bir göstergesi. Şirketin geliştirdiği 6 tekerlekli robotlar aslında bomba imha, yangın söndürme gibi işlemlerde kullanılan robotlara çok benziyor. Tek farklı üst tarafında bir taşıma haznesi bulunuyor olması. Bunun yanında elbette şehir içerisinde uzun mesafelerde sorunsuz ilerleyebilmesi için kameralar, 360 derece sensörler ve çok isabetli bir GPS sistemini kullanan bir otonom sisteme sahip.

İsminin aksine çok hızlı olmayan Starship, saatte 6,5 km hıza çıkabiliyor. Bu çok çabuk teslimatlar anlamına gelmese de şehir içerisinde istikrarlı, etraftaki insanlara zarar vermeyen robotlar için ideal denilebilir.

Şirket özellikle 2016 yılı içerisinde İngiltere, Almanya gibi ülkelerde kapsamlı testlere imza atmış. Bu testlerde robotlar dağıtım için toplamda 20 km mesafe katetmiş. Şimdi ise hedef Amerikan pazarında gerçek müşteriler edinmek. Bunun için de Kaliforniya bölgesini hedef alıyorlar.

Ancak Starship yalnız değil. Pizza markası Domino’s da kendi dağıtım robotu projesini başlatmış durumda. DRU isimli robot Avustralya’da ilk ticari teslimatları gerçekleştirdi. Elbette arkasında Domino’s gibi çok fazla kısa mesafeli dağıtım işi yapan bir marka bulunduğu için potansiyeli yüksek. Domino’s DRU Starship’e göre çok ağır olmasına rağmen saatte 20km gibi yüksek bir sürate ulaşabiliyor. Yani güçsüz yönlerinin yanında ve güçlü yönleri de mevcut.

Bir başka farklı çalışma ise İtalya’da ortaya çıkmış durumda. Ünlü İtalyan motosiklet üreticisi – Vespa’nın da sahibi – Piaggio da GITA isimli bir robot üretmiş. GITA şimdilik konsept bir proje ancak donanım anlamında tamamlanmaya yakın gibi görünüyor. Kendi boyunda iki büyük tekerlekle donatılan robotun bu sayede daha atik ve dengeli olduğuna vurgu yapılmış. Ayrıca son hız olarak ise saatte 40km’ye kadar ulaşabiliyor. Ancak Piaggio rakiplerden farklı olarak GITA’yı otonom dağıtım işlerinden ziyade bir yardımcı olarak tasarlamış. Yani siz marketten eve dönerken ya da bahçenizde işlerinizi yaparken size yardımcı olmak için eşyalarınızı taşıyor. Bu sebeple kendi başına belirli bir adrese gidebildiği gibi kişiyi takip edebilme fonksiyonu da mevcut.

Piaggio_Gita_2

Otomotiv devi Mercedes’in ise herkesten daha farklı bir konsepti var. Şirket bir ticari van üreticisi olarak işi küçük robotlara bırakmaya pek razı değil. Bu sebeple de bazı işleri devralabilecek bir kamyonet geliştirme yönünü tercih etmişler. Şirketin konsept projesi otonom özelliklere sahip bir kargo aracı ve bu araç içerisinde bir insan bulunmasına rağmen adresler arasında kendi başına yolculuk edebiliyor. Böylece içeride çalışan başka işlemleri halledebiliyor. Kargo bölümündeki otomatik robotlar da teslimatı yaklaşan ürünleri çalışan için raflardan toplayıp hazırlayabiliyor ve hatta gerekirse üst bölümde bulunan bir drone’u da teslimat için devreye sokabiliyor.

Elbette istanbul gibi karmaşık ve zorlu şehirlerde bu robotların çok faydalı olabileceğini söylemek güç. Kısa vadede daha düz bölgelere kurulmuş, düzenli şehirlerde faydalı olabilmesi mümkün görünüyor. Fakat drone’ların ardından robotların da dağıtım sektörünün kapısını aşındırması gelecekte otonom teknolojinin bu alanda daha iddialı hale gelebileceğini gösteriyor. Şimdilik uçan, tekerlekler üzerinde giden ya da gerçek otomobilleri kullananlar arasında kimin başarılı olacağını henüz bilemiyoruz.

Yorum Bırak