Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

GBA | 23 October 2019

Scroll to top

Top

Yorum Yok

Bilgi çağının yeteneği: Veri Okuryazarlığı

Bilgi çağının yeteneği: Veri Okuryazarlığı

İçerisinde bilginin şifrelerini barındıran ve birbirleriyle birleştiklerinde daha büyük bilgilerin şifrelerini ulaşılabilir kılan verileri üretmek, bilgi işlem cihazlarını yaşamının merkezine yerleştiren modern insan için tıpkı solumak gibi sürekli ve iradeden özerk bir şekilde gelişiyor.

Sümerler’in yazıyı icat ettiği tarih olduğu düşünülen M.Ö 3300 yılından bu yana bir insan için en temel nitelik okuryazarlık olarak görülüyor. İnsanların çevrelerinde gördüğü, etkileşime geçtiği ve tecrübe ettiği her şeyin öznellikten çıkıp nesnele dönüşmesini, dolayısıyla da diğerlerinin kullanımına açılmasını okuryazarlığa borçluyuz. Bu nitelik, şimdi günümüz dünyasının bilgilerini taşıyan verilere uyarlanarak ortaya yeni, işlevsel ve pek çok açıdan kritik yeni bir türevini çıkarıyor: Veri okuryazarlığı.

Her girişimcinin aynı zaman da bir tüketici olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda, veri okuryazarlığı madalyonunun iki yüzüne de ayrı ayrı odaklanmak gerekiyor.

Madalyonun bireysel yüzü

Girişimcilik dünyasında veri dendiği zaman akla ilk gelen tanım, doğru araçlar ve yaklaşımlar ile analiz edildiğinde rekabet avantajı sağlayan, maddi değeri olan bir olgu olsa da, veri okuryazarlığı yalnızca girişimcilerin odaklanması gereken bir yetenek değil. Kesintisiz olarak veri üreten ve bilgi çağında alıcının yanı sıra kaynağın da kendisine dönüşen insanın, kendi kreasyonunu neyin değerli kıldığına ve nasıl kullanıldığına dair bilince sahip olması birkaç açıdan önem arz ediyor.

knowledge-is-powerİnsan her ne kadar veri üretmek için özel bir efor sarf etmiyor ve bu verilere genel anlamda ihtiyaç duymuyor olsa da, bu durum verilerin onun mahremiyeti kapsamında ele alınması gerektiği gerçeğini değiştirmiyor. Geride kalan yıllarda, dünyanın dört bir yanından devasa boyutlarda verilerin alıcısı konumuna gelen birçok dev, kullanıcılarını verilerinin kullanıldığına dair bilinçlendirme gereği duymadı. Bunda mobil devrimin çok hızlı gerçekleşmesinin rolü olabilir. Facebook, Amazon ve Google gibi devlerin kullanıcı mahremiyeti konusunda sert eleştirilere maruz kalmalarıyla o dönem sona erdi. Facebook şimdi ‘Life in a Connected World’ portalı üzerinden kullanıcılara veri okuryazarlığı kazandırmaya çalışıyor ve aynı amaçla faaliyet gösteren diğer kuruluşlar ile işbirliği yapıyor.

Artık veri sirkülasyonu ve ticareti, sınırları silik de olsa yasal çerçeveler ile belirlenmiş bir şekilde gerçekleşiyor. Bu alanda daha çok regülasyona ihtiyaç duyulduğu ise su götürmez bir gerçek.

“Veri okuryazarlığı ve regülasyonlar
verinin tepede yoğunlaşmasını engelleyecek”

Bilgi çağına bir şekilde adapte olmuş her insanın, kaynak rolü üstlendiği veri ekosistemine dair bilgi sahibi olması verinin gerçek potansiyelinin insanlığa hizmet için kullanılabilir hale gelmesine hizmet edebilir. Aksi takdirde, firmalar ile müşterileri arasında mevcut dengenin bozulma ihtimali de söz konusu. Bilgi çağında firmalar, müşterilere ulaşmak, cezbetmek ve ikna etmek için veriye ihtiyaç duyarlar. Bu veri, kaynağının kontrolü dışında sürekli olarak –bugün olduğu gibi- birkaç hedefe akmaya devam ederse, servetten sonra verinin de az çok öngörülebilir bir azınlıkta yoğunlaşmasına sebep olabilir.

Sonuç olarak, veri okuryazarıyım diyebilmek için bir insanın Amazon, Google ve Facebook gibi firmaların verilerini nasıl toplayıp analiz ettiklerini anlaması, yarını şekillendiren veri yönetişimi, açık veri ve büyük veri tartışmalarında rol alması, veriyi sosyal hedeflerine ulaşmak için kullanması, veri ve veri üzerinden toplum ile etkileşime girebilmesi gerekiyor.

Madalyonun kurumsal yüzü

Günümüzde veri odaklı gelişmeler, toplumsal bilinçten önce uzun soluklu iş stratejilerini beraberinde getiriyor. Bu nedenle, veri okuryazarlığının kurumsal boyutu görece daha karmaşık ve detaylı çünkü firmalar halihazırda bu konuda harekete geçmiş durumdalar.

Veri okuryazarlığını girişimler için önemli kılan yegâne şey büyük verinin anahtarı olması. Büyük verinin günümüzde ulaştığı nokta, onu yalnızca verinin boyutu özelinde değil, içeriği açısından da geçmişten ayırıyor.

Veri odağında iş yapan bir girişimin baş etmesi gereken verinin miktarı inanılmaz boyutlarda. Umbel’in veri analiz teknolojisi Digital Genome, bir kişiden bir saniyeden bile kısa bir sürede 18,446,774,709,600,000 veri topluyor, analiz ediyor ve bunları görselleştiriyor. 18 milyar veriden bahsediyoruz; içindeki bilgileri kavramayı ve bundan yola çıkarak hamleler yapmayı bir kenara bırakın, işlemesi bile zor büyüklükte. Girişimciler için veri okuryazarlığını, bu denli büyük ölçeklerdeki verilere ulaşma, kavrama ve ışığında harekete geçme kabiliyeti olarak tanımlayabiliriz.

takecontrol-quote

Veri bilimcileri saymazsak, girişimcilerin büyük bir çoğunluğu veri okuryazarı değiller. Günümüzde büyük destek gören bir fikir, veri okuryazarlığının iş özelinde lise ve üniversite seviyesinde öğretilmesi gerektiğini savunuyor. Halihazırda ABD ve Avrupa’daki birçok üniversite, büyük veriden değer yaratabilmelerini sağlayacak entelektüel ve teknik donanımları öğrencilerine sunmak için bu dersleri veriyor. Y neslinin büyük verinin dizginlerini eline alması beklenirken, bu durumun aynı zamanda iş dünyasında doğal seleksiyonu tetikleyeceği düşünülüyor. Bugün kendini veri okuryazarlığına uyarlamaya çalışan bazı devler, yarın büyük verinin doğal ustaları girişimler tarafından alt edilecek.

“Mark Zuckerberg, karar süreçlerinde kullanmak üzere
bir veri görselleştirme algoritması hazırlıyor

Görselleştirme (Örneğin: Google Analytics metodu), iş dünyası için veri okuryazarlığının ABC’si. Veri bilimcilerin oluşturdukları profesyonel yazılımlar, algoritmalarına sadık kalarak firma için büyük veri kütlelerini analiz ediyor ve görselleştirerek, böylece veri okuryazarı olmayan yöneticiler ve pazarlama ekipleri algoritmaları ve veri setlerini düşünmeden büyük veri ışığında kararlar verebiliyor. Bu yeni nesil okuryazarlık algoritmalarının az önce bahsettiğimiz ‘doğal ustalar’ tarafından yaratılmaları da, geleceğin bugünden şekillendirildiğini yeniden hatırlatıyor ve veriyi iyi kullanabilenlerin yükselişinin sinyallerini veriyor.

Veri okuryazarlığının tüm organizasyonda artırılmasının sırrı ise günümüz girişimlerinde sık rastlanan veriyi (bir diğer deyişle analitiği) demokratikleştirmekte yatıyor. Geleneksel firmalarda veriye karşı korumacı bir tavır sergilenirken, bu anlayışta tüm departmanların ihtiyaçlarına uygun işlenebilir veri setleri görselleştirilerek organizasyonun ortak kullanımına sunuluyor.

Girişimler için veri okuryazarlığı, demokratik veri analizi ve kullanıcı deneyimi üzerine kuruluyor. Eğer verinin aktarıldığı platform zor ise işe yaramayacaktır, tüm departmanların işine eşit şekilde yaramıyorsa, organizasyon genelince benimsenmeyecektir. Pazarlama ekibinizden veri bilimci olmalarını bekleyemeyeceğinize göre, veri okuryazarlığını sağlayacak olan platformun normal bir insan ile algoritmanın yaratıcısı veri bilimci arasındaki teknik uçurumu yok etme kabiliyetine sahip olması gerekir. Şimdi girişimler için iki tercih şansı var: Rakiplerinize avantaj sağlamak için bir çözüme mi başvuracaksınız yoksa bizzat bu çözümün mimarı mı olacaksınız? Kesin olan bir şey varsa o da, veri odaklı rekabete katılabilmek için giirişiminize uygun olanını seçmek zorunda olduğunuz.

Yorum Bırak