Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

GBA | 14 December 2018

Scroll to top

Top

Yorum Yok

Balkanlar’dan gelen girişimcilik rüzgarları

Balkanlar’dan gelen girişimcilik rüzgarları

Bu yıl 5-7 Mayıs tarihlerinde Hırvatistan’ın başkenti Zagreb’de gerçekleştirilen LEAP Summit, 26 ülkeden 1200’ü aşkın katılımcı ile Balkanlar’da girişimciliğin nabzını tuttu.

LEAP Summit, batıdaki komşularımızın girişimcilik ekosistemlerinin geldiği son noktayı gözler önüne sermesi açısından büyük önem arz ediyor. Geride kalan asrın savaşlar ve politik dalgalanmalar ile yıprattığı Balkanlar, bir diğer adıyla Güneydoğu Avrupa, Hırvatistan, Sırbistan, Slovenya, Karadağ, anakara Yunanistan, Makedonya, Kosova, Bosna Hersek, Bulgaristan ve Arnavutluk gibi tarihsel ve kültürel açıdan aşina olduğumuz ülkelere ev sahipliği yapıyor.

Balkanlar girişimcilik ekosistemi pek dikkat çekmese de gelişmekte ve karşılaştığı zorluklar ile büyük potansiyeline bakınca Türkiye ile bağdaştırmamak elde değil. Konferansın arkasındaki isim olan Zagreb Üniversitesi yüksek lisans öğrencilerinden Andrej Hanzir, bu zorluklara çözümler üretme niyetinde.

Balkanlar’ın Avrupa’daki en yüksek işsizlik oranına sahip olduğunu belirten Hanzir, yine de kimi bölge ülkelerinin yüksek kabiliyetli iş güçlerine ve dil yeteneklerine sahip olduğuna dikkat çekiyor ve ekliyor, “Genç insanlara girişimcilik zihniyeti kazandırmalıyız. Bölgenin seviyesini yükseltecek şey bu.”

Balkan ülkelerinin büyük bir bölümü daha 25 yıl gibi kısa bir süre önce sosyalist veya komünist rejimlerle yönetilirken, kimileri de trajik şekilde dağılan Yugoslavya’nın bir parçasıydı. Demokrasiye ve özerkliğe travmatik geçişler yaşayan Balkan komşularımızın büyük bir çoğunluğu henüz piyasa odaklı bir ekonomi inşa edememiş durumda. Hanzir denklemi sadeleştiriyor, “Bizim işlere ihtiyacımız var. İşler yaratmanın en iyi yolu da girişimleri ve küçük işletmeleri teşvik etmek.”

Konferansın odaklandığı ve çağrıda bulunduğu kişilerin 35 yaş altı insanlar olmasının arkasında, bölgenin travmatik çalkalanmalarını yaşamamış gençlerin umudunu harekete geçirme ülküsü yatıyor. Hanzir, genç girişimcilerin ve girişimci adaylarının devletlerin girişimciliği kale aldığına ve özellikle bürokrasi ile vergiler konusunda üzerlerine düşen adımları atacaklarına inanıyor.

Artılar – Eksiler

Balkanlar ile karşılaştırıldığında Türkiye’nin regülasyonlar konusunda görece daha girişimci hassas adımlar attığını söylemek mümkün. Fakat ülkemizin yeni aşmış ve aşmakta olduğu birçok sorunu Balkanlar’da da görmek mümkün.

Örneğin, ülkede şahıs şirketi kurmak için toplamı 1000 dolar civarını bulan ödemeler gerçekleştirmek gerekiyor ki, bölgedeki asgari ücretlerin 500 ile 1000 dolar arasında seyrettiğini göz önünde bulundurunca; bunun büyük bir meblağ olduğunu söylemek yanlış olmaz. Kimi ülkelerin AB üyesi olmaması ve e-devlet altyapılarının yetersizliği (veya bulunmaması) girişimci ve adaylarını evrak işleriyle dolu bir bürokrasi çukuruna düşmeye mecbur bırakıyor.

Hırvatistan, Yunanistan ve Bulgaristan gibi ülkelerin AB üyesi olması, girişimciler için ticaret fırsatlarını beraberinde getirirken, bürokrasiyi de hafifletiyor. Fakat bu ülkelerde kurulan girişimler de AB üyesi olmayan komşularına kıyasla daha yüksek vergiler ödemek zorunda kalıyor.

Bölgenin ünlü girişimcilerinden Davorin Stetner’a göre ise Balkanlar’ın girişimcilik potansiyeline ulaşmasının önündeki en büyük engel zihniyet. “Eğer bir iş kurar ve başarısız olursanız, başarısız etiketi yiyorsunuz. Başarırsanız bu sefer de sahtekarsınız. Peki o zaman denemenin ne anlamı var?” diyen Stetner, Crotian Business Angel Network’ün kurucusu ve Hırvatistan Başkanı Kolinda Grabat-Kitarovi’ye danışmanlık yapan Başkanlık Ekonomik Konseyi’de yer alıyor.

Stetner, bölgede hakim olan girişimcilik karşıtı zihniyeti değiştirmeye başladıklarını belirtiyor ve ekliyor, “Mentorluk, eğitim, hızlandırıcılar ve kuluçka merkezleriyle insanlara başarılı olmalarını sağlayacak araçları sağlıyoruz. Burada o kadar büyük bir potansiyel var ki…”

Batı ve Beyin Göçü

Balkanlar’daki işsizlik ve asgari ücretin düşüklüğü gibi sorunlar, bölge üniversitelerinin yetiştirdiği en az iki yabancı dil bilen yetenekli teknoloji profesyonellerinin yoğun bir şekilde İngiltere, Almanya ve ABD’ye göç etmesine sebep oluyor. Güneydoğu Avrupa ülkelerinin çoğu yetenekli gençlerine kalmaları için geçerli sebepler sunamazken, bölgenin girişimcilik ekosisteminin bunu kendine görev edinmiş olması ayakta alkışlanası bir adanmışlık.

Karadağ merkezli bir dijital ajans olan Yellow Designs, Upwork ve Freelancer.com gibi dışkaynak kanallarından bulduğu Batılı müşterileri sayesinde yakaladığı büyüme ivmesiyle iyi bir örnek teşkil ediyor.

Girişimin kurucularından Marko Mujicic TechCrunch’a verdiği röportajda, ekiplerinin lisans ve yüksek lisans mezunlarından oluştuğunu ve müşterilerinin saatlik 10 dolar gibi bir ücret ödeyerek bu yüksek kaliteli iş gücünden faydalanabildiğini belirtiyor ve ekliyor, “Batılı firmalarla çalışmayı seviyoruz çünkü ne istediklerini biliyorlar. Teknoloji projelerine aynı değeri vermeyen yerel firmalarla çalışmak zorlayıcı olabiliyor.”

Yellow Designs, çalışanlarına Makedonya’daki ortalama maaştan çok daha fazla ödeyerek, diplomaları ve yetenekleriyle Batı’da da çalışabilecek ekibini sadık ve odaklı tutmayı başarıyor. Gelgelelim, bu yalnızca tek bir Balkan girişiminin hikayesi.

Balkanlar’daki girişimcilik ekosisteminin önümüzdeki birkaç yılda alacağı şekli görmeyi merakla bekliyoruz. Şüphesiz komşu ekosistemlerde yaşanan pozitif gelişmeler, Türkiye için de yeni fırsatların doğması anlamına geliyor. Öğrendiklerimiz, Balkan devletlerinin girişimcilik ekosistemlerini sahiplenmesi ve daha çok desteklemesi, insanların bir iş kurmanın getirdiği riskleri kabullenmesi ve komşularımızın büyük potansiyellerinin yeterli yatırımcı desteğini alması gerektiğini gösteriyor.

Yorum Bırak