Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

GBA | 20 October 2018

Scroll to top

Top

Yorum Yok

Bir Gün Herkes Slack'li Olacak - GBA

Bir Gün Herkes Slack’li Olacak
GBA
  • On 20 Mart 2018

GBA yeni yazı dizisinde her ay, değeri 1 milyar doları aşan yani “unicorn” olmayı başarabilmiş şirketlerin hikayelerine değiniyoruz.

Yazı dizimizin ilk unicornu iş hayatının Twitter’ı olarak tanımlayabileceğimiz, çalışma ortamlarına farklı bir iletişim ağı sunan B2B Saas platformu Slack.

Slack kısaca, IM, email, Dropbox gibi unique uygulamaları bir araya getiren ve bunları birleştirerek farklı eğlenceli, kolay bir iletişimi sağlıyor. Slack diğer tüm şirketlerin kendi içinde denedikleri yazılımların yapamadığını yaparak çalışma hayatında “dosya merkezli” bir uygulama olmanın ötesine geçti. Çalışma ve şirket çalışanları arasında bir sosyal ağ olarak insanların bu uygulamayı “kullanmalarını gerekli kıldı.”

Peki Slack bunu nasıl başardı?

Slack’in kurucusu Stewart Butterfield, 2009’da browser tabanlı- birden fazla kişinin aynı anda oynayacağı Gltich isimli bir oyunun ve Flickr kurucularından. Glitch’I başarısızlığa iten oyunun spesifik olarak bir bitirme amacı olmaması ve yanlış bir platform seçilmesiydi. (oyun Adobe tabanlıydı.)Butterfield’ın o dönem fark ettiği, insanların daha fazla Iphone ve Android üzerinde zaman geçirmesi ve iletişim kurmasıydı. Flash tabanlı oyunlara ilgi azalıyor telefon uygulamalarının ön ayak olduğu oyunların gölgesinde kalıyordu. Bu nedenle oyun 2012’de kapatıldı.

O dönem Glitch ekibi, ki daha sonra Slack’i yaratcak ekip, yeni bir iletişim ağı ve projesi yaratmaya kafayı taktı. Gltich ekibinin fark ettiği bir şey vardı: İnsanları bu dönemde “oyunda” tutmak gerekiyordu. Peki bu yaklaşım iş ve çalışma hayatına nasıl adapte edilebilirdi ya da edilebilir miydi?

Slack bunu deneyimlenin bir yoluydu. Burdan yola çıkarak 2013 yılının mart ayında business software’in klasik standartlarından sakınarak 8 kişilik ekip, renkli ve parlak bir logoya sahip eğlenceli, biraz “şapşal” bir uygulama üzerinde çalışmaya başladı ve uygulama, ilk günlerde ekibin arkadaşları tarafından denendi. Uygulama, 2014 yılının şubat ayında betasını sunduktan 20 ay sonra 480 bin’i paralı üye olmak üzere 1.7 milyon kullanıcıya ve 45 milyon $’lık ciroya ulaştı. 2013 yılından 2016 yılına kadar geçen zamanda ise 4 milyon aktif kullanıcıya ulaşarak girişimcilik tarihinde en hızlı büyüyen girişimi ünvanını aldı. Çıktığı ilk günden 70 haftalık süre boyunca kullanıcı sayısı % 7 yükseldi.

Slack bu rakamlara ise herhangi bir reklam kampanyası ve stratejisi (CMO olmadan) izlemeden ulaştı. İlk iki sene içerisinde ekipte satıcı dahi bulunmuyordu. Slack en etkili pazarlama yöntemiyle ağızdan ağıza yayıldı ve ilk iki senede kullanıcılarının %97’si uygulamayı bir arkadaşından (ya da iş yerindeki arkadaşından) duyarak indirdi. Uygulama, mailleşmeye mecbur kalmadan çalışmayı olanaklı kılıyor; insanların ve ekiplerin devamlı birbiriyle iletişimde kalmasını sağlıyor, eğlendirtiyor ve bunları yaparken de dosya gönderimi, yardım isteme, işbirliği yapma gibi çalışma olanaklarını da yaratıyordu. Kullanıcılar zamanla uygulama ile aralarında duygusal bir bağ kurdular ve bu “mecraya” ihtiyaçları olduğunu sezdiler. Bir ekipte ve çalışma grubunda muhabettin dışında kalmak onları ekip ruhundan, iletişimden koparıyor ve bir bakıma kendilerini izole hissediyorlardı. Aslında Slack, insanların fark etmediği ama ihtiyaçlarına yanıt veren bir soruna çözüm oldu. Butterfield’in yarattığı başarının temelinde aslında bu yatıyordu. Butterfield çok yeni, devrim niteliğinde bir platform sunmadı ama doğru zamanda organizasyonel bir değişim (yenilik) satmayı başardı. Slack sadece bir yazılım sunmuyordu; ekip iletişimin maliyetini düşürüyor; iletişimi hızlandırıyor, hızlı karar aldırıyor ve herkesi bir arada tutuyordu.

Slack’i bu kadar başarılı kılan bir diğer etmen iletişim ve müşteri deneyimine aşırı derecede önem vermesi oldu. Twitter’dan gelen yorumlar için ekipte 4-5 kişi çalışıyordu. Geri bildirimler, araştırmalar, anketler, bilgi üretimi ve bunların doğru bir şekilde raporlanması Slack’i bir adım öteye taşıdı.

2014 yılının nisan ayında Butterfield ilk yatırım turunda 250 milyon $ değerlemeden 42.8 milyon topladı. Slack’in bu yatırım haberi Silikon Vadisi’nde o yıl büyük ses getirdi ve hem VC hem de melek yatırımcıların yoğun teklifleriyle karşılaştı. Aralarında Google Ventures, Accel Ventures, Index Ventures 31Ekim 2014’te Slack 1 milyar değerlemeden 120 milyon $ topladı ve Butterfield, böylece unicorn olma hayalini gerçekleştirdi. Slack 18 Eylül 2017’de son yatırım turunda ise 839.5 milyon topladı. 2018 başı itibariyle ise şirket, 5.1 milyar $ değerinde.

 

 

Slack’in yatırım turlarının detayları için linke tıklayabilirsiniz:

https://www.crunchbase.com/organization/slack/funding_rounds/funding_rounds_list

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sonraki Yazı

Geçmiş yazılara göz atmaya ne dersiniz?

Yorum Bırak