Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

GBA | 15 December 2017

Scroll to top

Top

Yorum Yok

Yatırım 101 - GBA

Yatırım 101
GBA
  • On 28 Kasım 2017

Bir girişimin filizlenmeye başladığı ilk günden itibaren yaşadığı süreç, uzun ve çetrefillidir genelde. Doğru ekip arkadaşları nasıl bulunur, pazarda en çok payı elde edecek ürün nasıl geliştirilir, ne zaman hangi aşamada yatırım almak daha doğrudur ve bunu izleyen pek çok soru… Bu sorular arasından, özellikle en çok kafa kurcalayan “yatırım çeşitlerini” netleştirmek üzerine bir yazı hazırladık.

Öncelikle yatırımın ne olduğundan bahsedelim: Yatırım, bir kaynağın ya da değerin olduğundan daha fazla gelir getirmesi için kalıcı biçimde kullanılması olarak özetlenebilir.

Girişimcilik dünyasında ise yatırım, hisse karşılığında şirketlere sağlanan kaynaklar olarak özetlenebilir. Kredi ve borçtan farklı olarak, şirkete bir yükümlülük yaratmaz, onun yerine, şirkete sunulan bu kaynağın uzun vadede, tıpkı diğer yatırım türlerinde olduğu gibi daha fazla getiri sağlaması beklenir.

Bu yazıda bahsedeceğimiz yatırım türleri, girişimleri farklı zamanlarda ve faklı aşamalarda destek olurlar. Peki yatırım süreci nasıl işler?

Şöyle başlayalım: Başlangıçta sadece siz ve fikriniz vardır genelde… ya da fikirleriniz. Bu noktada şirketinizin tüm payı size aittir. Bu fikirler üzerinde zaman harcadınız, kafa patlattınız ve kafanızdaki fikir havuzundan sonunda en uygun olanı seçtiniz. Fikriniz üzerinde çalıştıkça değer yaratmaya başlıyorsunuz demektir.

Fikir aşamasını atlattıktan ve hangi fikri pratiğe dökmeye karar verdikten sonra beraber çalışacağınız ve işleri bölüşeceğiniz bir kişi bulmanız yerinde olacaktır. Yani bir işe başlarken “tüm işi ben tek başıma yapabilirim” düşüncesi kulağa yatkın gelse de gerçek bundan oldukça farklıdır (elbette istisnaları var). Hem enerji hem maddi hem de psikolojik açıdan yalnız olmanız işinizin ayakta durmasını zorlaştıracaktır. Bu aşamada, sizinle çalışacak ve gelecekteki şirketinizin “co-founder”ı olacak kişiyi bulmanız önemlidir. Aklına, iş modelinize uygunluğuna ve çalışkanlığına güvendiğiniz bir kişiye fikrinizi açmanız, ona bir bakıma iyi bir “hikaye anlatmanız” gerekiyor.

“Taşıma Suyla Değirmen Dönmez”

 Fikrinizi açtığınız, hikayenizi anlattığınız ve gelecekte beraber yol alacağınız kişiye ilk aşamada maaş vererek iş yaptırmak pek sürdürülebilir bir yol değil.

Beraber çalışacağınız, işin yarısından tutmasını istediğiniz kişi sizin çalışanınız statüsünde olmaması yerinde olacaktır. Güvene ve saygıya dayalı bu iş birliğinde ekip arkadaşınıza bir değer/hisse vermeniz gerekiyor. Hisse paylaşımı kişiden kişiye, iş modeline göre değişkenlik gösterebilir. Kişinin ne kadar ve nasıl iş yapacağına bağlı olarak hisse paylaşımı kararlaştırılabilir.

Ekibinizi kurduktan sonra kendi birikiminiz varsa onu kullanarak işi geliştirmeye çalışabilirsiniz. Bu durum seçenekler dahilinde değilse ufak yatırımlar alarak işi büyütmek, genelde tercih edilen yöntemdir. Fakat bu aşamada yatırım, sanılanın aksine genelde mümkün olmayabilir. Çünkü;

  • Henüz tasarım aşamasında olan,
  • Prototipi veya Minimum viable product çıkmamış,
  • Satış yapmamış,
  • Pazara dair testi yapılmamış,

işiniz, yatırımcı için bu aşamada çok risklidir. Zamanla, küçük ilerlemelerle beraber başarınıza ortak olmak isteyen birçok yatırımcı bulacaksınız.

Sizin için yatırım türlerini 3 başlık altında kısaca anlattık

Arkadaş, Aile, ve Ahmaklar (Friends, Family and Fools veya 3Fs):

Sizi en yakından tanıyan ve size en kolay güvenebilecek kitleden yardım istemek en akla yatkın tercih. Tamam, aile üyeleri ve arkadaşlarınız pek zengin olmayabilir ve hatta “nerden çıktı bu iş şimdi” tarzı serzenişlerde bulunabilirler; ama yine de yardım isteme hakkına ve direncine sahip olduğunuzu var sayıyoruz. Şirketinize aldığınız bu ilk yatırımcılara, işler iyi giderse beraber ne kadar kazanabileceğinizi, hissedar olduklarını ve tıpkı sizin işiniz gibi onların paralarının da batabileceğini mutlaka söyleyin. Doğal olarak sizinle beraber en çok riski alanlar oldukları için en çok kazananlar da yine size inanan arkadaş, aile ve ahmaklar (ki o zaman akıllılar olarak anılacaklar) olacaktır.

Unutmayın onlar size ilk inanlar; sadakati, dürüstlüğü ve her zaman hatırlanmayı hak ediyorlar.

Melek Yatırım:

Ürününüzü geliştirmeye başladınız. İlk satış denemelerinizden, olumlu geri dönüşler ve ürünü geliştirmeler için tavsiyeler aldınız. Bir süre sonra baktınız ki, kullanıcılara ürün veya hizmetinizi bir şekilde ulaştırmaya başladınız ve gelir elde ediyorsunuz ama elinizdeki para artık yetmiyor. “Keşke biraz daha param olsa” dediğiniz anda yeni bir kaynak arayışına yönelebilirsiniz. Çünkü, hem siz bulacağınız kaynak ile işinizi büyütebilirsiniz, hem de risk iştahı yüksek yatırımcılar için de anlatılacak bir hikayeniz var.

“Bunun öncesinde, fikir veya prototip ile yatırım bulamaz mıyım? İlla ürünün piyasada olması mı gerekiyor?” diye soran birçok girişimciyle karşılaştık. Maalesef, girişimcilik de rekabet çok yüksek olduğu, yatırım arayan şirketlerin sayısının da her geçen gün arttığı bir pazardayız. Alternatifler çok olunca da yatırımcılar, kendilerini kısmen de olsa ispatlamış ve pazarı belirgin hale gelmiş yani daha az riskli yatırımları tercih ediyorlar.

Satış, pazarın büyüklüğü, rekabet analizi ve 3 yıllık iş planı gibi verilerinizi hazırladıktan sonra şirketinizin bir miktar daha büyüyebilmesi için artık bir melek yatırımcının kapısını çalmaya hazırsınız.

Melek yatırımcılar, karşılarındaki ekibin birbiriyle uyumu, işin büyüyebilme kapasitesi (scale up) iletişim becerisi vs gibi etmenleri göz önünde bulundurarak 10.000 ila 300.000 Dolar arasında yatırım yapan ve şirketinizin azınlık hissedarı olan kişilerdir. Bu noktada önemli bir ayrıntı var ki melek yatırımcılar sadece dışardan finansman desteği sağlamazlar. Yatırım aldığınız kişi veya kişiler bu süreç boyunca şirketinizin seri A ve seri B yatırım aşamalarına kadar sizin mentor’unuz olmaya devam eder.

Melek yatırımcıya sadece bir para kaynağı olarak bakmayın. Onlar size paradan çok daha değerli olan deneyimlerini ve çevrelerini aktarabilirler… yeter ki onlara da düzenli (aylık) raporlamaları ihmal etmeyin. Başka bir deyişle şirketle ilgili bütün gelişmelerle ilgili zamanında haberdar edin.

Melek yatırımcılara ulaşmanın en iyi yollarından bir tanesi, onlara topluca ulaşabileceğiniz melek yatırım ağları. Melek yatırımcı arayışına başladığınızda, melek yatırım ağlarına, onların yatırımcı profillerine ve daha önce nelere yatırım yaptıklarına mutlaka bakın.

Girişim veya Risk Sermayesi (Venture Capital veya kısaca VC)

Şirketinizin yarattığı ürün veya hizmetlerden maddi ve manevi karşılık almaya başladınız ve hem şirketinizi hem de kullanıcılarınızı artık daha iyi tanıyor olabilirsiniz. Her şeyden öte, artık gidebileceğiniz yeni ve daha büyük hedeflerinizi net bir şekilde görebilir ve gösterebilirsiniz. Girişim sermayesi için doğru zaman olabilir artık. Girişim sermayesini şu şekilde anlatabiliriz:

Yatırım ihtiyacındaki girişimler ve şirketler için bir araya gelen yatırımcılar, belirli miktar belirleyerek bir fon oluştururlar ve fonda toplanan kaynak yatırım ihtiyacı olan şirketlere sağlanır. Bu yatırım modeline aynı zamanda risk sermayesi de denilir; çünkü yatırımdaki risk, yeni bir ürün yaratılması ve piyasada tutulması anlamında bir risktir nihayetinde. Bu yatırım türünü, melek yatırımcılardan ayıran birkaç özellik vardır, öncelikle şirketin 3 ila 10 senelik bir geçmişi olması, sektörde bir şekilde tutunabilmesi ve belirli bir büyüme hacmine ulaşmış olması gerekir. Risk sermayedarları melek yatırımcılara göre yatırım miktarı, profesyonellik, yatırım kaynağı ve yönetim şekli bakımından farklı parametreleri değerlendirirler. Parametrelerin en önemlisi girişimin gelirlerinin, müşteri sayılarının veya kullanıcılarının düzenli şekilde aylık en az %20 büyümeyle devam etmesidir.

VC’lerin dahil olduğu yatırım turları literatüründe “seri” olarak adlandırılır. İlk tur “seri A” adını alır. Her VC’nin katıldığı bir sonraki tur “seri B, C, D…” şeklinde ilerler.

“ya sonrası”

Bu aşamaların ardından, yatırımlardan gelen kaynakla beklenilen büyümeye ulaşılırsa ve her şey yolunda giderse yatırımcılar (3Fs, melek yatırımcılar ve VC’ler) üç farklı senaryoda kazanç sağlayabilirler:

  1. Şirketi, daha başka bir şirket satın alabilir (stratejik satınalma)
  2. Bir Private Equity (PE) fonu, şirketin çoğunluk hissesini alabilir
  3. Halka arz (IPO)

Yapılan bütün yatırımlar yukarıda bahsettiğimiz bu üç senaryodan birinin olması ümidiyle yapılır. Böyle bir ümidi gerçekleştirmek üzere söz vermek yani yatırım almak, önemli sorumlulukları da beraberinde getirir. Size güvenen yatırımcılarınızı yüzüstü bırakmamak için daha çok çalışmanız kaçınılmazdır. O yüzden yatırım aldığınızda aslında bir zafere ulaşmış değil, yeni bir yolculuğa çıkmış olursunuz.

 

Kaynakça:

https://news.crunchbase.com/news/pre-seed-venture-aims-help-startups-less/

http://www.businessinsider.com/pre-seed-investors-look-to-fund-smart-people-with-startup-ideas-2015-4

https://blog.adioma.com/how-funding-works-splitting-equity-infographic/

https://www.forbes.com/sites/mnewlands/2015/06/18/5-steps-entrepreneurs-should-take-before-seeking-investment/#78b6ac471311

 

 

 

 

 

Yorum Bırak