Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

GBA | 18 January 2018

Scroll to top

Top

Yorum Yok

2020’de teknoloji neye benzeyecek?

2020’de teknoloji neye benzeyecek?

Yenilikçi fikirler, bugünü etkisi altına alan trendler odağında yükselen girişimler ve milyar dolarlık satın almalar, önümüzdeki beş yılda teknolojinin dönüştürdüğü dünyanın neye benzeyeceğine dair bazı ipuçları veriyor.

Değişen sahiplik kavramı

Her gün kullandığınız şeyleri düşünün, akıllı telefonunuz, bilgisayarınız, çalışma masanız ve diğerleri… Tüm bunlara sahipsiniz. Yüksek olasılıkla gelecekte kullandığınız şeylerin çoğuna sahip olmayacak, diğerleriyle paylaşacaksınız.

Paylaşım ekonomisi gözardı edilemez bir yükseliş trendi yakaladı. Airbnb ile başkasının evinde kalabiliyoruz, Sailo ile başkasının teknesiyle denize açılabiliyoruz, OpenAirplane ile başkasının özel jetiyle uçabiliyoruz ve Spinlister ile başkasının tahtasıyla snowboard yapabiliyoruz.

Daha bir hayli uzayıp gidebilecek olan bu liste paylaşım ekonomisinin yalnızca ilk dalgası. Google, Apple ve Uber gibi devlerin üzerinde çalıştığı otomobil teknolojileri ulaşım özelinde paylaşım ekonomisini dönüştüreceği gibi, öte yandan modelin bir otomobil satın almaktan daha cazip teklifler sunabilmesini mümkün kılabilir.

Ofisler ise sanal ve artırılmış gerçeklikten nasiplerini alacak. Çalışma alanlarımız bilgilerimiz ve çalışma tercihlerimiz ‘önyüklü’ hale gelecek.

Paylaşma metodu geleneksel sahiplikten çok daha verimli ve kaynakları yalnızca biz kullandığımızda değil 7/24 aktif kılıyor. Yine de her şey bizim ihtiyaçlarımıza göre düzenleneceğinden, kullandığımız şeyleri yine de ‘bizim’ hissedeceğiz.

Zihin gücü

Geçmişte cihazlarımıza yönetmek için klavyeleri ve fareleri kullandık. Sonra direkt ekranlara dokunarak işlemlerimizi gerçekleştirmeye başladık. Ses tanıma teknolojilerinin mümkün kıldığı sesli komut kabiliyeti ise cihazlarımıza yalnızca istediğimizde dokunmamızı mümkün kıldı.

Cihazlar ile etkileşim şeklimizim sıradaki durağı zihin ile kontrol olabilir. Bilim insanları halihazırda engellilerin düşünceleriyle yönetebildiği protezler geliştirmiş durumda. Geliştirilen kablosuz bir verici ise felçli hastaların düşünceleriyle televizyonlarını, bilgisayarlarını ve tekerlekli sandalyelerini kontrol etmelerine olanak tanıyor.

Gelecekte, “Merhaba, Siri” demek yerine, bunu düşünmemiz yeterli olacak.

Tabii ki bu öngörüleri salt hayalgücüne dayandırmıyoruz. Alanının en iddialılarından biyobilişim firması Emotiv, EEG teknolojisini kullanarak beyin için bilgisayar arayüzü geliştiriyor.

Daha insancıl nesnelerin interneti

Nesnelerin İnterneti akımı günümüzün en sıcak gündem maddelerinden. Buzdolaplarımızdan otomobilimize, bahçemizden termostatımıza kadar her şeyi birbirine ve internete bağlıyoruz. Bu da bir hayli fazla sensör anlamına geliyor. Nesnelerin interneti alanındaki gelişmeleri sayesinde bu sensörler aracılığıyla çok daha fazla şeyi ölçebilecek, takip edebilecek ve gözlemleyebileceğiz. Fakat en önemli yenilik ekosistemin olgunlaştıkça ‘basitleşmeye’ gidecek olması gibi görünüyor.

Nesnelerin interneti dendiğinde akla gelen ilk şey veri oluyor. Büyük verinin işlenip bilgilere dönüştürülebilmesi için milyarlarca dolar harcıyoruz. Fakat bu yöntem hem maliyetli hem uzun hem de insansılıktan uzağa benziyor. Analistler, gelecekte internete bağlı akıllı nesnelerimizin, bugünün aksine bizim geri dönüşlerimizden alacağı verilere daha fazla dayanacağını öngörüyor.

Elektrik ve Elektronik Mühendisleri Enstitüsü’nün kıdemli üyeleri Luigi Atzori, Antonio Iera ve Giacomo Morabito, bu yeni anlayışa ‘sosyal nesnelerin interneti’ diyor ve kaçınılmaz olduğunu düşünüyor.

2020’nin küreselliği: Küyerelleşme

İleri teknolojinin mümkün kıldığı haberleşme şekilleri ve hızlı ulaşım imkanları sayesinde halihazırda küresel bir dünyada yaşıyoruz. Küresel işlerin günümüzde karşılaştığı zorluk ise her bölgeye uyum sağlamak zorunda olması.

Gelecekte her şey ‘küyerel’ olacak; küresel bir trend her bölgede yerelleşecek. Günümüzde bunun en iyi örneği Uber’in Hindistan yaklaşımı. Hindistan’daki yerel müşteriler ulaşımda konfor yerine uygun fiyatı tercih ettiğinden, Uber Delhi’de bu ihtiyaca özel bir servis başlattı. Servisin devlet regülasyonlarına takılmaması için de yolcuların ödemelerini nakit yapması mümkün kılındı.

2020’de küresel arenada başarılı olmak isteyen firmalar küyerelleşme anlayışını ciddiye almak zorunda kalacak.

Yeni gerçeklik

New York Times geçtiğimiz ay abonelerine gazetelerinin yanı sıra Google Cardboard ve gazetenin sanal gerçeklik versiyonunu gönderdi. Artık haberleri, oyunları ve filmleri sanal gerçeklik ile deneyimleyebiliyoruz; beş yıl içerisinde ise her şeyi sanal gerçeklik ile deneyimleyebileceğiz.

Sanal gerçeklik şu an alternatif bir gerçeklik konumunda. Gerçek potansiyeli ise gerçekliğe entregre edilmesiyle ortaya çıkacak. Bunun için sanal gerçekliğe ulaşım araçlarımız olan ve bizi gerçeklikten izole eden kalın başlıkları aşmamız gerekecek.

Daha uygun fiyatlı ve kullanıcısını gerçeklikten daha az izole eden artırılmış piksel teknolojileri üzerinde çalışılıyor. Bu alanda çalışan girişimlerin başında şüphesiz yarım milyar dolardan fazla yatırım alan ve sanal gerçeklik teknolojisi ekrana ihtiyaç duymayan MagicLeap geliyor.

Sanal gerçeklik 2020’de onu alternatif gerçeklik olmakla sınırlayan yaklaşımını aşacak ve işte o zaman hayatımızın birçok alanında kendine yer bulacak.

‘Senin’ ve ‘benim’ kavramlarının yeni anlamlarıyla, cihazlarımızı kontrol etmenin yeni yollarıyla, daha insancıl nesnelerin interneti yaklaşımıyla, küresel bir firma olmanın yeni gereklilikleriyle ve sanal gerçeklikteki yeni gelişmelerle birçok değişim bizleri bekliyor. 2020 hiç şüphesiz yaşamak için ilginç bir zaman olacak.

Yorum Bırak